AHSAP EV
BOYA
DUVAR PANEL
EMPRENYE
KAPI
KAPLAMA
KERESTE
KONTRPLAK
MERDİVEN
OSB
OYUN PARKLARI
PARKE
PENCERE
PROFİL
SAUNA
ZEMİN KORUYUCU
 

 


 

» Haberin devamı...    
 








 

 

 


Deprem bölgelerinde ahşap iskeletli yapım sistemiyle ilgili  
Tasarım sorunları 
“Son birkaç yıl içerisinde, Yunanistan’ın deprem riski yüksek bölgelerinde, depremin yarattığı dinamik kuvvetlere karşı yeni ve/veya deneysel çözümler sunan birkaç modern ahşap iskeletli yapı tasarlanarak inşa edilmiştir.”

Ahşap yapım sistemlerinin depreme dayanıklılık açısından sunduğu avantajlar, inşaat ve mimarlık tarihinin en erken dönemlerinden beri bilinmektedir. Aradan geçen 3.500 yılda, bu konuda pek çok yeni yöntem geliştirilmiş olup, aynı süreç modern teknolojinin sağladığı ivme ile birlikte devam etmektedir.

Deprem bölgelerinde bulunan eski ve yeni yapıların dayanımlarını arttırmak için ahşap, farklı biçim ve yöntemlerle kullanılmıştır. Deprem tehlikesinin yoğun olduğu Doğu Akdeniz Havzası’nda, depreme dayanıklı yapılarda ahşap kullanımının başarılı örneklerine sık rastlanmaktadır. Halen kullanılmakta olan bu tür eski ve başarılı örneklerin izlenmesi ve incelenmesi, faydalı tasarım ilkelerinin belirlenmesi ve geliştirilmesi konusunda yardımcı olabilir. Depreme dayanıklı tarihi yapıları ve bunlara ait detayları inceleyip araştırarak, deprem bölgelerinde inşa edilecek yeni yapıların tasarımında da ilham kaynağı oluşturacak, depremin yarattığı dinamik kuvvetlere karşı güvenilirliği denenerek saptanmış, önemli ve kalıcı ilkelere ulaşmak mümkün olabilir.

 
Son yıllarda, Güney Avrupa’nın özellikle deprem açısından hareketli bölgelerinde, endüstriyel amaçlı yapılar, alış-veriş ve sergileme merkezleri, spor salonları, köprüler gibi geniş açıklıklı yapılarda ahşap kullanımı tercih edilmekte ve yaygınlaşmaktadır. Son birkaç yıl içerisinde, Yunanistan’ın deprem riski yüksek bölgelerinde, depremin yarattığı dinamik kuvvetlere karşı yeni ve/veya deneysel çözümler sunan birkaç modern ahşap iskeletli yapı tasarlanarak inşa edilmiştir.
Bu yapıların incelenmesi ve son depremlerdeki dayanımlarının izlenmesi sayesinde, detay çözümlerinden kaynaklanan tasarım sorunlarına ek olarak, inşaat sürecinde kullanılan yöntemlerden ve yapı bütününün strüktürel davranışından kaynaklanan temel sorunlar tespit edilmiştir.

P.G. Touliatos
Atina Ulusal Teknik Üniversitesi; Yunanistan