|
|
Geleneksel
yapım tekniklerinin yeniden değerlendirilmesi
“Geleneksel sütun-kiriş sistemli yapılar kadar taş ve tuğladan inşa edilmiş yığma yapılar
da, depremlerle sürekli karşılaşma sonucunda ve tarihsel yapım
deneyimimizle kazanılmış olan büyük bir bilgelik sergiler.”
Anadolu; depremlere yabancı olmamakla birlikte, bu
toprakların sakinleri olarak bizler,
depremlerin yıkıcı gücünün, büyük etkilerinin ya da yapım
usullerimiz üzerinde yaratmaları beklenen değişim ve sürekliliğin
sanki hâlâ tam olarak farkında değiliz.
Depreme karşı duyarlılığımız, ancak 17 Ağustos 1999
Marmara depreminin ardından, sorunlar yaşamamız ve felaket ertesinde
gözlemlerde bulunmamızla, büyük ölçüde gelişti. Bir yapım kavramı ve uygulama yöntemi olarak
deprem yalıtımı, her ne kadar yüksek teknolojili inşa yöntemleri
çerçevesinde çağdaş terimlerle ancak son yıllarda dile getirilmeye
başlanmışsa da, geleneksel konut yapımında da izini sürmek mümkündür.
Geleneksel sütun-kiriş sistemli yapılar
kadar taş ve tuğladan inşa edilmiş yığma yapılar da, depremlerle
sürekli karşılaşma sonucunda ve tarihsel yapım deneyimimizle kazanılmış
olan büyük bir bilgelik sergiler. Bu, yalnız yöntem ve teknikler açısından
değil, inşaat malzemeleriyle detaylarının birbiriyle uyumu, inşaat
malzemelerine ve kullanılabilir işgücüne kolayca ulaşılabilir
olması, ve tamamlanmış mimari nesnenin özneye sunduğu deneyim
kalitesi açısından da geçerlidir. Etkili mimari biçim ve planların
evriminde temel konular bunlardır. Bununla birlikte,
varolan mimari pratiklere yeni yaklaşımlar getirmek güçtür.
Mimarlığı “oluşturma” konusundaki mevcut söylemi, mimarlığın
|
|

somut varlığını, techne’nin bir parçası oluşunu ve
inşa edilmiş nesnenin içinde yaşayana verdiği aidiyet
duygusunu dikkate alarak değerlendirmek de kolay olmamaktadır. Bu sunuş yalnız, depreme duyarlı olan geleneksel
konut inşaatını anlama yaklaşımlarını yeniden değerlendirmeyi değil,
aynı zamanda mimari tasarım eğitiminde sorun çözücü bir tavırdan
kaynaklanan sınır ve olanakları betimlemeyi de amaçlamaktadır. Böylesi
bir sorun, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü üçüncü
sınıf öğrencilerine sunulmuş ve üzerinde çalışılarak sonuçlandırılmıştır.
Geleneksel Türk Konut Mimarisi, geçmişin ve günümüzün inşa
teknikleri ve depreme dayanıklı tasarım yaklaşımlarında yenilikler
konularında örnekler incelenmiş, varılan sonuçlar,
geleceğin konut sakini (müşteri) için her biri yeni tartışma
alanları açan alternatif tercih konuları ortaya çıkarmıştır.
Dr. Ali Cengizkan ve
Dr. Şebnem Yalınay
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Mimarlık
Fakültesi Mimarlık Bölümü
|