CAM ZEMİNLER
ÇİMENTO
ENDÜST. ZEMİNLER
GRANİT
HALI
KAUÇUK
KOMPOZE TAS
KONTRPLAK
LINOLEUM
METAL ZEMİNLER
OSB
PARKE
PVC
SERAMİK
TEMİZLİK-KORUMA
BAKIM
YÜKSELTİLMİŞ ZEMİN
ZEMİN AKSESUARLARI
ZEMİN TESVİYE ŞAPI
 

 

» Çavuşoğlu Mobilya - Recep Şeber  


REFAH DÜZEYİ YÜKSELMELİ

“Artık ailede ya bir kişi ya da iki kişi çalışıyor insanların o havuzda topladığı para dörtte bire düştü. Su, elektrik, kira, yakacak ve gıda harcamalarını yapacaklar ki ondan sonra bizden alışveriş yapabilsinler.”

1997'den beri Çilek ve İdaş bayiliği yapıyoruz. Mağazamız üç katlı, alt katta yemek odası, yatak takımı, koltuk takımları; girişte aksesuarlar, üçüncü katımızda ise Çilek'in ürünlerini sergiliyoruz. Yaşanan ekonomik krizden biz de etkilendik, satışlar o kadar önemli değil, üç gün satamazsınız da bir gün satarsınız. Ama biz vadeli sattığımızdan, sattığımız ürünlerin ödemelerini almakta çok güçlük çekiyoruz. Bayağı sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz, toplum iyi olduktan sonra biz de iyi olacağız. Piyasalardaki durgunluk ve insanlardaki belirsizlik havası devam ediyor. Savaş şu anda bitmedi bitti gibi gözüküyor ama bitmedi; insanlar bitti gibi algılıyorlar ve şu anda müşteri sirkülasyonunda gözle görülür bir hareketlilik var. Ama bu varolan hareketlenmenin bize iş olarak yansıması sözkonusu değil. Kendimizi döndürebiliyoruz, yani şu andaki kaygılarımız var olan borçlarımızı ödemek ve borçlu kalmamak. Yataktan nevresime, genç odası takımından, oturma odası takımana sürekli zam geliyor. Müşteriye bu zamlı fiyatı yansıttığınızda kişi diyor ki "Önceki sene de ben aynı maaşı alıyordum, bu sene de aynı rakamı alıyorum." Ne yapıyorsunuz o halde? Ürünü satabilmek için sürekli kendi kâr marjınızdan fedakârlık yapıyorsunuz. İnsanlar daha ucuza ürün almak için farklı alternatiflere yöneliyorlar. İnsanların refah düzeyi yükselmeli ki alışveriş yapabilsinler. Biz, 1997 yılında bu bölgeye geldiğimizde küçük işyerleri vardı. Ailede baba, anne ve çocuklardan en azından biri çalışıyor, aybaşında toplanan maaşlar bir havuza akıyordu. Bu havuzun toplamındaki miktarın bir kısmıyla insanlar borca girebiliyorlardı. Oysa günümüzde bu işyerlerinin hepsi kapandı ve insanlar işsiz kaldılar. Artık ailede ya bir kişi ya da iki kişi çalışıyor insanların o havuzda topladığı para dörtte bire düştü. Su, elektrik, kira, yakacak ve gıda harcamalarını yapacaklar ki ondan sonra bizden alışveriş yapabilsinler. Tabii benim bu gözlemim Ümraniye bölgesine ait, sahil kesimi de bir Göztepe, Erenköy, Bostancı'ya indiğinizde durum farklıdır buralar daha elit kesimlerdir. Oralarda da ekonomik krizden etkilenenler olmuştur sanıyorum, 2000 yılında yanılmıyorsam banka çalışanlarından kırk bin kişi işsiz kaldı. Şimdi ben işsiz kalsam önemli değil gider hamallık yaparım. Ama yıllar boyu kravatını takmış işine gitmiş, işsiz kalmış bir bankacı benim iş yerime girip çalışamaz beşinci kata eşya çıkaramaz. Onun için zor olur, daha doğrusu Türkiye'de iş yapmak çok zor.