CAM ZEMİNLER
ÇİMENTO
ENDÜST. ZEMİNLER
GRANİT
HALI
KAUÇUK
KOMPOZE TAS
KONTRPLAK
LINOLEUM
METAL ZEMİNLER
OSB
PARKE
PVC
SERAMİK
TEMİZLİK-KORUMA
BAKIM
YÜKSELTİLMİŞ ZEMİN
ZEMİN AKSESUARLARI
ZEMİN TESVİYE ŞAPI
 

 

» Çelikkartal - Hasan Çelik  


ÜRÜN MALİYETLERİ BU KADAR YÜKSEK Mİ?

“Müşteri iki ay sonra geldiğinde ürün fiyatının yükseldiğini görüyor. Üretici firmanın bu durumu değerlendirip, müşterilerin alım gücüne göre yeni yöntemler geliştirmeleri gerekir ”

Çelikkartal şirketinin beş ortağından biriyim. 2000 yılında mobilya sektörüne girdik, 2001 yılında da devalüasyon yaşandı. Belli bir yatırım yapmıştık bu sektöre ama işler umduğumuz gibi gitmedi. Ve hâlen değişen bir şey yok. İstikbal satış sonrası hizmetiyle, kalitesiyle, piyasada kendini kanıtlamış bir markadır. Bu yüzden satışlarda her hangi bir problem olmuyor.

ZARARINA SATIŞ YAPIYORUZ
Fakat tüketiciler daha önceki yıllara göre alım gücünde zorlanıyorlar. Eskiden her kampanyada ürünlere zam gelse bile satışlar devam ederdi. Ama o devir kapandı. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Şimdilerde ileriye dönük tek düşüncemiz çarkımızı döndürebilmek. Kâr etmek gibi bir hedeften uzak olduğumuzu söyleyebilirim. Neredeyse masraflarımızı karşılayabilmek uğruna zararına satışlar yapmak durumundayız. Bizde her şey faturalı olduğu için, -ister kazanın ister kazanmayın- mutlaka vergi vermek zorundasınız. Vergilerde hayli ağır. Diyeceksinizki memnun musunuz? Asla değilim. Ama sonuçta bu ekmek davasıdır. Nereden bakarsanız bakın buradan aşağı yukarı on-onbeş kişi ekmek yiyor; bu insanların masrafları çıksın istiyoruz. Satışta da sorunlar olmuyor değil. Müşteri memnuniyeti çok farklı bir şeydir. Müşteriyi memnun etmek için her türlü fedakarlığı yapıyoruz. Buna mukabil piyasada isim yapmış diğer markalarla aramızda bir rekabet oluşuyor. Müşteri artık eskisi gibi değil. Esnaflıkta bir deyim vardır: "Bağdaş bağdaş üstüne atıp da, eli ensesinde müşteri ister alsın ister almasın". Artık böyle bir tavır yok en iyi alternatifleri, en iyi müşteri hizmetini sunan kazanıyor. Müşteri memnuniyetini oluşturduğunuz sürece siz kazanıyorsunuz.

KİMSE ÖNÜNÜ GÖREMİYOR
Şu sıralarda en büyük sıkıntımız savaştır. Devalüasyon bile savaş kadar etkilememişti bizi. Neticede devalüasyonun bir düzeyi vardı. Bizim vadeli satışlarımız var. Müşteriler iki-üç taksit ödedikten sonra bize gelip işten çıkarıldıklarını, kendilerini bir süre idare etmemizi istiyorlar. Bu gibi durumlarla çok sık karşılaşmaya başladık. Müşteriler özellikle: “Giderlerimiz çok fazla, buna karşın eve giren para çok az.” diyorlar. Kartlı satışlar yapıyoruz. Buna rağmen ödeme güçlüğü yaşanıyor. Tabii ki biz müşterilerimizi idare etmeye çalışıyoruz. Çok bunalmış olmasına karşın halkımız yine de çok sabırlı. İşlerimizin durgunluğunu savaşa bağlıyorum. Dolayısıyla hiç kimse önünü göremiyor, cebinde bir miktar parası olan da zorunlu harcamaların dışında bir masrafa girmiyor. İnsanlar bu belirsizliğe tepkililer. Belli bir istikrar istiyorlar. Şirket olarak biz bile sarsılıyoruz. Elektriğinden tutun da, suyuna, vergisine kadar her masraf normalin üzerinde seyrediyor. Şirketi ayakta tutabilmek için kendi imkanlarımızdan kısıtlama yapmak zorunda kalıyoruz.
Hükümetin esnafın sorunlarına bir çare bulması gerekiyor. İstikbalin ürünlerini herkesin edinebilmesini arzu ediyorum ama ürünlerin fiyatları insanların alım gücünü aşıyor. Satış olması için ürün fiyatlarının ekonomik olması gerekiyor. Maliyetler gerçekten bu kadar yüksek mi bilmiyorum. İstikbal üç-dört aydır belli bir sabit KDV indirimi uyguluyor. Ama bunlar bence yeterli değil. Çünkü insanların zaten alım gücü belli. Eğer maliyetler Dolar’a bağlıysa, neden Dolar düştüğü zaman ürünlere yansımıyor da Dolar çıktığı zaman yansıyor? Bu da insanların kafasında farklı düşüncelere yol açıyor. Müşteri iki ay sonra geldiğinde ürün fiyatının yükseldiğini görüyor. Üretici firmanın bu durumu değerlendirip, müşterinin alım gücüne göre yeni yöntemler geliştirmeleri gerekir.