CAM ZEMİNLER
ÇİMENTO
ENDÜST. ZEMİNLER
GRANİT
HALI
KAUÇUK
KOMPOZE TAS
KONTRPLAK
LINOLEUM
METAL ZEMİNLER
OSB
PARKE
PVC
SERAMİK
TEMİZLİK-KORUMA-BAKIM
YÜKSELTİLMİŞ ZEMİN
ZEMİN AKSESUARLARI
ZEMİN TESVİYE ŞAPI
 

 

 

 


 » Haberin devamı...

TÜRK SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜ

Günümüzde sadece ıslak mekanlarda değil, salonlarda bile kullanılan zemin kaplama malzemesi olarak dikkat çeken seramik, Zemin Dergisi okuyucularının da ilgisini daha fazla çekmeye başladı. Geçen sayımızda Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Sektörü hakkında bilgiler yayınlamıştık. Bu kez, Serkap ve Sersa işbirliğiyle hazırlanan raporun Türk Seramik Kaplama Malzemeleri Sektörü ile ilgili bölümünü inceliyoruz.

Ülkemiz seramik karo üretimine ilk başlayan tesis olan Çanakkale Seramik Fabrikası, 1957 yılında faaliyete geçmiştir. Daha sonra, kamu sektörü de bu alanda yatırım yapmış ve   Bozüyük Seramik, 1966 yılında yer ve duvar karosu üretimine başlamıştır. 1980'li yılların ikinci yarısından itibaren, kurulu kapasitede önemli gelişmeler kaydedilmiştir.

1995 yılından itibaren sektörde üretim yapan firma sayısı hızla artarak, 1998 yılı itibariyle 21'e ulaşmıştır. Üreticilerin yoğun olarak bulunduğu bölgeler, Bozüyük-Eskişehir, Aydın, Uşak, İzmir ve Çanakkale bölgeleridir. Tesisler bu bölgelerde hammadde kaynaklarına yakın olmak amacıyla yoğunlaşmışlardır.

KURULU KAPASİTE

Halen sektörde, 22 firma bulunmaktadır. Mevcut kapasite 191.4 milyon m2/yıldır. Bu firmalardan Granist üretime, 1999 yılı ortasında başlamıştır. Sektördeki tesislerin yıllık üretim kapasiteleri, Tablo 4'te yer almaktadır.

Kapasite, önümüzdeki yıllarda yeni ve tevsii yatırımlarla 200 milyon m2'ye ulaşacaktır. 1998 yılında 15.5 m2/yıl ilave üretim kapasitesi için teşvik belgesi alınmıştır. Alınan teşviklerin 8 milyon m2'si, mevcut firmaların tevsii yatırımlarına, 7.5 m2'si ise komple yeni yatırımlara aittir.  Kapasitelerin ürün gruplarına göre dağılımı, Ek 3'teki tabloda gösterilmektedir. Tablodan da izleneceği gibi, toplam kapasitenin 99.2 milyon m2'si yer, 84,1 milyon m2'si duvar ve 8.6 milyon m2'si ise son yıllarda üretimine başlanan granit seramik ürün gruplarına aittir. Granit seramik üretim kapasitesi 1997 yılında 4.5 milyon m2'den, 1998 yılında 8.6 milyon m2/yıla çıkmıştır.

ÜRETİM

Ülkemiz seramik kaplama malzemeleri sektörü, 1980'li yılların ikinci yarısından bu yana gösterdiği hızlı büyüme sonucu dünya üretiminde söz sahibi olmaya başlamıştır.

1985 yılında 6 firmanın yer aldığı sektörde yer ve duvar karoları toplam üretim kapasitesi yaklaşık 21 milyon m2/yıl iken, kapasite yaklaşık 9 kat büyüyerek, 1998 yılı sonu itibariyle 22 firma ve 191.9 milyon m2/yıl düzeyine ulaşmıştır.

Kapasite artışına paralel olarak, sektördeki üretim de sürekli bir artış göbtermiş ve 1985 yılında 18.6 milyon m2 olan üretim, 1998 yılında 154 milyon m2'ye ulaşmıştır.

Sektörde 1994 yılından sonraki temel ekonomik göstergelerde kaydedilen gelişim, Tablo 5'te yer almaktadır.

Tablo 5'ten de izlenebileceği gibi, sektörün KKO 1998 yılında %84 olmuştur. Bu, son yıllarda gerçekleşen en düşük KKO'dur. Bu durum üretimdeki artışa rağmen, kapasitedeki artışın oransal olarak daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Kapasitedeki artış bir önceki yıla göre %18, üretim ise %4 civarında artış göstermiştir.

Türk seramik kaplama malzemeleri sektörü, ulaştığı üretim düzeyi ile Çin, İtalya, İspanya ve Brezilya'nın ardından dünyanın beşinci büyük üreticisi konumuna yükselmiş, yine 1997 yılında gerçekleşen yaklaşık 106 milyon m2'lik tüketim düzeyi ile dünyanın sekizinci büyük tüketicisi olmuştur. Türk seramik sektörü, son yıllarda niceliksel göstergeler yanında, niteliksel olarak da çok önemli aşamalar kaydetmiştir. Sektördeki büyük kuruluşların ulaştıkları kalite düzeyleri, aldıkları kalite belgeleri ile de kanıtlanmıştır. Sektörün önde gelen üreticileri TSE ve uluslurarası kuruluşlardan ISO 9000 kalite güvence sertifikalarını, Avrupalı rakiplerinden önce almışlardır. Avrupa ülkeleri, uluslararası EN ISO standartlarına geçerken, TSE ile SERKAP'ta mevcut EN standartlarını çevirerek AB ile uyum sağlamaktadır.

İHRACAT

Son yıllarda gerçekleştirilen yatırımlar ile sektördeki üretim teknolojisi yenilenmiş, ürün kalitesinde büyük aşamalar kaydedilmiş, sektörün rekabet gücünün artması ile ihracatta önemli atılımlar yapılmıştır. Türk üreticiler, başta Avrupa olmak üzere ABD, Kanada, Avustralya, Orta Doğu, Orta Asya ülkeleri gibi dünyanın hemen her ülkesine ihracat yapabilmekte ve bu pazarlarda İtalya, İspanya gibi dünyanın önde gelen ihracatçıları ile rekabet edebilmektedir. Ürünlerin standartlara uygunluğu ve önde gelen üreticilerin sahip oldukları kalite güvence belgeleri, ihracatın bu düzeylere ulaşmasındaki en önemli unsurlardan biridir.

Seramik kaplama malzemeleri ihracatı, son 5 yıl içinde %100'ün üzerinde artış göstermiştir. 1994 yılında 19 milyon m2 düzeyinde olan ihracat, 1997 yılında 40 milyon m2'ye ulaşmıştır. 1998 yılı ihracat miktarı, 42 milyon m2 ve 177.8 milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. Seramik sektörü toplam ihracatının değer olarak %66'sı seramik kaplama malzemeleri ürün grubuna aittir. 

SERKAP üyesi firmalar, toplam ihracatın %95'ini gerçekleştirmişlerdir. Ek 4'te, firmalardan alınan bilgilerle hazırlanan tablodan da izleneceği gibi, üye firmalarımızın ihracat miktarları 1998 yılında, bir önceki seneye göre %12 oranında artış kaydetmiştir. Üye firmaların 1997 yılı ihracat miktarı 35.6 milyon m2'den, 1998'de 40 milyon m2'ye ulaşmıştır.

Seramik kaplama malzemeleri ihracatının son 10 yıl içinde kaydettiği gelişim, Şekil 3'te gösterilmektedir.

1997 ve 1998 yıllarında gerçekleşen ihracatın ülkelere dağılımı, miktar ve değer olarak karşılaştırılması Ek-1A'daki tabloda yer almaktadır. Şekil 4'te, 1998 yılı ihracatının miktar olarak başlıca ülkelere dağılımı gösterilmektedir. S.K.M. ihracatımızın içinde en büyük pay, başta Almanya olmak üzere Avrupalı ülkelere aittir. Son yıllarda ABD'ye yaptığımız ihracatta önemli artışlar kaydedilmektedir. Bu ülkeye olan ihracatımız, 1998 yılında, bir önceki yıla oranla miktar bazında %57, değer bazında %65 artmıştır. İhracatımız içinde Rusya'nın (ve BDT'nin) payı oldukça düşüktür. Rusya'ya yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı, 1996 yılında %5.5, 1997 yılında %4 iken, 1998'de bu oran %2'ye düşmüştür. Bu ülkelerde yaşanmakta olan krizin yüzünden ihracatımız azalmıştır. Ancak Rusya ülkelerinde yaşanmakta olan krizin, seramik sektörümüze de yansıyan olumsuz etkisi, miktarlar çok fazla olmadığından sınırlı kalmıştır. Ancak, 147 milyonluk nüfusu ve yaşam seviyesini yükseltme gereğini duyan sosyolojik yapısıyla, Rusya geleceğin en yüksek dış satım gerçekleştirebilecek potansiyel bir sınır komşusu olarak görülmektedir.

Kalite ve ürün çeşitliliği açısından rakip İtalya ve İspanya ile rekabet eden üreticilerimizin ihracatının önümüzdeki yıllarda artarak devam etmesi beklenmekte ve şu anda %25 civarında olan ihracat/toplam satış oranının %40-50'lere çıkarılması hedeflenmektedir. İhracat birim fiyatlarının seyri incelendiğinde, ortalama m2 fiyatının son 5 yıllık dönemde 4.2 $/m2 ile 4.86 $/m2 arasında değiştiği ve düşme eğiliminde olduğu görülmektedir. Artan kapasiteler ve aynı oranda hızlı artış göstermeyen talep, iç piyasada olduğu gibi, dış pazarlarda da fiyatların gerilemesine neden olmaktadır. 1998 yılı ilk 9 aylık ihracat verileri ile hesaplanan ortalama m2 fiyatı, son 10 yılda gerçekleşen en düşük fiyat olup, 4,18 $/m2'dir. Ancak 1998 yılı 12 aylık dış ticaret istatistikleri verilerine göre, 1998 yılı ortalama fiyatları 4,23 $/m2 olarak hesaplanmaktadır. Bu bilgilerden hareketle, yılın son 3 aylık döneminde ihraç fiyatlarının arttığını söyleyebiliriz.. Aşağıdaki şekilde 1989-1998 yılları arasında ihraç fiyatlarının seyri yer almaktadır.

İhracatımızın karşı karşıya olduğu en önemli sorun, ihraç fiyatlarımızın diğer ihracatçı ülkelere göre oldukça düşük seviyelerde olmasıdır. İtalya'nın ortalama ihraç fiyatları 15$/m2 düzeyindedir. Uzun vadede Türk seramik ihracatçılarının hedefi miktar artışlarından çok, daha yüksek fiyatlarla ihracat yapmak olmalıdır.

İTHALAT

Seramik kaplama malzemelerinde yurtiçi talep büyük ölçüde yerli üretim ile karşılanmaktadır. İthalatın toplam tüketim içindeki payı oldukça düşük olup, yıldan yıla değişiklikler göstermekle birlikte, %1 ile %2 arasında değişmektedir. 1997 ve 1998 yıllarında yapılan ithalat 1.9 milyon m2 düzeyindedir. Önümüzdeki yıllarda, ekonomimizdeki canlanma ile ithalat miktarları artış gösterse de, iç tüketim içindeki payının çok önemli boyutlara ulaşması beklenmektedir.

SKM ithalatının 1997 ve 1998 yıllarındaki toplam miktar ve değerleri ile ülkelere dağılımı, Ek 1B'deki tabloda yer almaktadır. İthalatın %86'sı İtalya ve İspanya'dan yapılmaktadır. Genellikle üst gelir grubuna hitap eden pahalı ürünlerdir. 1998 yılında yapılan ithalatın ortalama m2 fiyatı, 11.3 $/m2 düzeyinde olup, bu rakam İtalyan ürünler için 13 $/m2, İspanyol ürünler için 9 $/m2 düzeyindedir. İthalat miktar olarak az olmakla birlikte, değer olarak 1998 yılında 21.4 milyon $ seviyesindedir. Bu da ithal ürünlerin fiyatının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Yerli üreticiler için önemli bir potansiyel olan bu pazar dilimi, üst gelir grubuna yönelik ürünlerdeki çeşitliliğin artması ile giderek yerli üreticilerin eline geçecektir. Zaman zaman İran, Macaristan, Tayvan gibi ülkelerden ucuz fiyatlı ithalat yapılmakta ise de, bu ürünler yurtiçi pazarlardan şimdiye kadar kayda değer bir pay alamamışlardır.

YURTİÇİ TÜKETİM

Yurtiçi tüketim miktarlarının 1987-1997 yılları arasında gösterdiği gelişim incelendiğinde, 10 yılda ortalama %13 oranında bir artış göstererek, 30 milyon m2'den 105.6 milyon m2'ye ulaştığı görülmektedir. Ancak bu 10 yıllık döneme 5'er yıllık iki ayrı dönem olarak bakıldığında, ilk 5 yıldaki artış oranının %14, ikinci 5 yıldaki artış oranının %8.5 olduğu hesaplanmaktadır.

Şekil 6’dan da izlenebileceği gibi,

kapasitenin %80'ini oluşturan 15 firmadan alınan verilere göre, iç satışlar toplamı 1997 yılında 82.6 milyon m2 iken, bu rakam 1998'de 77.1 milyon m2 olarak gerçekleşmiştir. Bu firmaların iç satış miktarındaki azalış %7 dolayındadır. Ancak bu firmalar iç pazardaki daralmanın etkisini ihracata yönelerek dengelemişlerdir. Sektör genelinde yurtiçi satışların 1997 yılına göre %5 oranında gerileyerek, 98.5 milyon m2 düzeyinde gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu gerileme, özellikle 1998 yılının son çeyreğinde yaşanmıştır.

1998 yılında yapılan 1.9 milyon m2 ithalat hesaba katıldığında, ulaşılan iç tüketim rakamı 100.4 milyon m2'dir. İç tüketimde 1998 yılında, 1997 yılına oranla %5 civarında bir azalma söz konusudur. Bu durum, ülkemizdeki genel ekonomik konjüktörden ve dolayısıyla inşaat sektöründeki durgunluktan kaynaklanmaktadır. Bu verilerden hareketle, önümüzdeki dönemde, yurtiçi tüketimde artış trendinin devam edeceği, fakat artış oranlarının daha düşük seviyelerde olacağı (%4-%5) tahmin edilmektedir. İç pazardaki fiyatların gelişimi incelendiğinde, yaygın görüşün aksine, ortalama m2 fiyatlarının enflasyon oranlarına paralel bir artış gösterdiği söylenebilir. Ancak burada, dikkate alınması gereken iki nokta vardır:

1. Birim satış fiyatları olarak, yurtiçi satışların TL. değerleri toplamının, toplam satış miktarına (m2) bölünmesi ile elde ediyen değerler kullanılmıştır.  Birim fiyat olarak belli bir ürünün fiyatı baz alınmamıştır. Bu dönemde satılan ürünlerin ortalama kalitelerinde bir artış varsa, ortalama fiyatlardaki artış, bu durumdan kaynaklanıyor olabilir.

2. Tam tesbiti mümkün olmayan, ödeme vadelerinde meydana gelen artışlar, hesaplamalarda dikkate alınmamıştır. Ödeme vadelerindeki artış hesaba katılırsa, reel fiyatların burada hesaplanan ortalama         fiyatlardan çok altta olduğu da bir gerçektir.

Ancak yine de bir fikir vermesi açısından, ortalama yurtiçi fiyatların seyri incelenmektedir.  Son 4 yıllık dönemde ortalama yurtiçi satış fiyatları Şekil 7'deki grafikte gösterilmektedir.  Aynı dönemdeki toptan eşya fiyatları, endeksi karşılaştırma yapmak amacıyla grafik üzerinde gösterilmektedir.

STOKLAR

Sektördeki stok miktarı incelendiğinde, stok miktarlarının firmadan firmaya çok büyük farklılık gösterdiği gözlenmektedir. 1998 yılı sonu itibariyle stokların toplamı 16 milyon m2, üretim toplamları ise 137.3 milyon m2'dir. Bu stokların üretime oranının %11.6 düzeyinde olması demektir ve mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında, oldukça düşük bir orandır. 1997 yılı verileri ile karşılaştırıldığında sektör genelinde stoklarda bir artış olmadığı sonucuna varılmaktadır. 1997 yılı firma verilerine göre, toplam stoklar 16.9 milyon m2 ve toplam üretim ise 147.9 milyon m2'dir (stok/üretim oranı %11).

İtalya'daki üreticilerin stok seviyelerinin %15'ler düzeyinde olduğu dikkate alındığında, ülkemizdeki üreticilerin makul stok seviyeleri ile çalıştıkları görülmektedir. Ancak yine de ülkemizde stok tutmanın maliyetinin çok yüksek olduğu dikkate alındığında, bu stok seviyeleri üreticiler için önemli maliyet unsuru olmaktadır.

ENERJİ KULLANIMI

Seramik sektörü yapısı itibariyle en çok enerji kullanan sektörlerden birisidir. Sınai birim maliyet içinde enerji girdisinin payı firmadan firmaya ve kullanılan teknolojiye göre değişmekle birlikte, ülkemizde %30-35'ler düzeyindedir. Bu nedenle enerji bu sektör için hayati önem taşımaktadır. Birim maliyet içinde enerjinin payı, İtalyan üreticilerde ise %15.2 düzeyindedir. Birim sınai maliyet içinde girdilerin payları Türk ve İtalyan üreticiler için karşılaştırmalı olarak Tablo 6'da gösterilmektedir.

Tablo 6'dan da görüldüğü gibi  Türk üreticiler için yakıt maliyeti, toplam maliyet içinde çok büyük bir yer tutmaktadır. Bu nedenle, yakıt girdisini ucuz bulmak ve en verimli şekilde kullanabilmek bu sektör için çok büyük önem taşımaktadır. Ancak burada unutulmaması gereken, İtalyan üreticilerin sınai maliyetlerini aslında Türkiye'deki üreticilerin üstünde olduğudur. 1997 yılı verilerene göre İtalyan üreticilerin sınai maliyeti (Total Manufacturing Cost) 8.218 Liret/m2'dir (Yaklaşık 4.5 USD/m2).

Cerame-Uni'nin belirttiğine göre, Avrupalı SKM üreticileri enerji kullanımı konusunda son 10-15 yılda çok büyük ilerlemeler kaydetmişlerdir.  1980-1995 döneminde, birim üretim başına özgül enerji tüketimi %40 oranında azalmıştır. Üreticiler, gönüllü olarak, enerji tüketimlerini ve CO2 emisyonlarını azaltma taahhüdüne girmektedirler.

Seramik sektörü için en uygun yakıt, doğalgazdır. Ancak, ülkemizdeki tesislerin tamamı doğalgaz kullanımına geçmemiştir. Ülkemizdeki doğalgaz ağının henüz tüm bölgelere gidememiş olması dolayısıyla, seramik üreticilerinin önemli bir kısmı hala LPG kullanmaktadır. LPG doğalgaza oranla daha pahalı bir yakıttır. 1998 yılında bir dönem için LPG doğal gaza göre daha ucuzlamışsa da, 1999 yılı başından itibaren, LPG tekrar daha pahalı olmuştur. Aradaki fiyat farkı giderek artmaktadır. Doğalgaz ve LPG fiyatlarının USD, TL/Kcal ve USD/Kcal bazında seyri Ek 5A, 5B ve 5C'deki tablolarda gösterilmektedir. Ancak fiyatları eş değer olsa dahi, LPG'nin rafinerilerinden üretim bölgelerine karayolu ile taşınması ve özel depolarda stoklanması gerekmektedir. Bu nedenle doğalgaz, fiyatı ve yüksek verimi yanında, diğer özellikleri nedeniyle de her açıdan en uygun yakıt türü olmaktadır. Şubat 1999 itibariyle doğalgaz ve LPG fiyatları aşağıda verilmektedir: Doğalgaz (5-15 milyon m3/yıl)      48.160 TL/m3, LPG (Büyük tank, Tüpraş) 99.338 TL/kg. Fiyatları karşılaştırabilmek için bu iki yakıt türünün kalori değerleri ve verim oranlarının dikkate alınarak aşağıda belirtilen kilokalori fiyatları hesaplanmaktadır: Doğalgaz 48.160 TL/8.250 Kcal/m3 x %92 verim = 6.435 TL/Kcal. LPG 99.338 TL/11.200 Kcal/kg x %92 verim = 9.640 TL/Kcal. Bu iki yakıtı, fiyat açısından karşılaştırdığımızda, doğalgazın %35 daha ucuz olduğu görülmektedir. Doğalgaz ödemelerinin tüketildikten sonra, LPG ödemelerinin ise peşin yapıldığı hesaba katıldığında, fiyat farkı daha da fazla olmaktadır. Firmaların enerji kullanımları incelendiğinde yine firmadan firmaya büyük farklılıklar göze çarpmaktadır. Seramik kaplama sektöründe, anketimize cevap veren firmalardan aldığımız verilere göre, metrekare üretim başına düşen en yüksek ve en düşük tüketim değerleri ile ortalama tüketim değerleri, Tablo 7'de gösterilmektedir. M2 üretim başına harcanan elektrik enerjisi, 2600 Kwh ila 5200 Kwh arasında değişmektedir. Cevap veren firmaların ortalaması alındığında ise, ortalama tüketimin 3400 kwh/m2 düzeyinde olduğu görülmektedir. Doğalgaz tüketimi m2 üretim başına 4 m3 ile 2.1 m3 arasında, LPG tüketimi ise 1.6 kg ile 2.2 kg arasında değişmektedir. Sektör ortalaması doğalgazda 2,4 m3/m2, LPG'de ise 2.1 kg/m2 düzeyindedir.

Enerji kullanımı tesislerin eski ve yeni oluşuna, kullandığı teknolojiye göre değişmektedir. Ham ve yardımcı madde üretim tesislerinin bazı firmalarda (Frit vb.) aynı tesis bünyesinde olması, üreticiler arasında kıyas yapmayı zorlaştırmaktadır.

Yurtdışındaki üreticiler; özellikle İtalyan üreticiler, girdilerin tamamına yakınını dışarıdan hazır olarak almaktadırlar. Bu nedenle birim sınai maliyetleri içindeki enerji giderleri payı daha düşük seviyelerde olabilmektedir.

Ülkemizde enerji fiyatları, Amerika, Kanada, Meksika, İsveç, Noveç ve İngiltere’den pahalıdır. Ancak en önemli seramik kaplama malzeme ihracatçısı olan rakiplerimiz İtalya ve İspanya ile de aynı seviyelerde olduğu görülmektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan alınan OECD ülkelerine ait karşılaştırmalı elektrik enejisi ve doğalgaz fiyatları Ek 6 ve 7'deki tablolarda yeralmaktadır. Aşağıdaki grafiklerde ise seçilmiş bazı ülkeler ile Türkiye'deki enerji fiyatları karşılaştırmalı olarak gösterilmektedir.

1997 yılında İtalya'daki fiyatlar, Ceramic World Review'de yayınlanan rapora göre, aşağıdaki gibidir:

Elektrik                            151 Liret/Kwh

Termik enerji     302 Liret/Nmc

1999 Ocak ayı içinde Türkiye'deki fiyatlar ise:

Elektrik          20.500 TL/Kwh     (İtalya'da yaklaşık 30.000 TL/Kwh)

Doğalgaz    45.000 TL/m3 düzeyindedir. (İtalya'da yaklaşık 58.900 TL/m3)

İSTİHDAM

Seramik kaplama malzemeleri sektöründe yaklaşık 10.000 (9920) kişi çalışmaktadır. Firmaların kullandıkları teknolojiye göre çalışan sayısı değişmektedir. Seramik sektöründe, teknolojik gelişmeler sonucu, giderek işgücü ihtiyacı azalmaktadır.

Firmaların kişi başına gerçekleştirdikleri ortalama üretim 12.000 m2 ile 21.700 m2 arasında değişmektedir. Sektör ortalaması kişi başına 16.800 m2 düzeyindedir. Sektör ortalaması hesaplanırken, üretime 1998 yılı içinde başlayan, veya yıl boyunca düzenli üretim yapamayan firmalar dikkate alınmamıştır.

Türkiye'deki tesislerin işgücü verimliliği, Avrupa ülkelerine göre oldukça düşüktür. İspanya'da ortalama kapasitesi 2.5 milyon m2/yıl olan 180 üretici bulunmaktadır. Sektörde çalışan kişi sayısı, 1996 verilerine göre 16.800, gerçekleştirilen üretim ise 424 milyon m2'dir. Kişi başına üretim, bu durumda, 25.240 m2 olmaktadır. İtalya'da ise 1997 yılı verilerine göre 31.487 kişinin çalıştığı sektörün üretimi 572 milyon m2'dir. Bu da kişi başına 18.160 m2 yapar ki, yine ülkemiz ortalamasının üzerinde bir rakamdır.

İtalya'da ve İspanya'da bulunan tesislerin, Türkiye ile kıyaslandığında, küçük ve orta ölçekli oldukları dikkate alındığında, ülkemiz seramik kaplama sektöründeki kişi başına verimliliğin bu ülkelerden de fazla olması gerektiği düşünülmektedir. Ancak ülkemizdeki işgücünün daha ucuz olması dolayısıyla, Türk üreticilerinin rakiplerine oranla daha fazla işgücü kullanmaları, rekabet güçleri üzerinde olumsuz bir etki yaratmamaktadır.