|
METRAN ORMAN ÜRÜNLERİ’NDEN AHŞAP
EVLER
Ahmet Buran: “Amerika Michigan'daki
Town and Country ve Slovenya'daki Riko firması ile birlikte çalışıyoruz.
Çalıştığımız firmaların ürün yelpazesi ahşap evin sadece dağ evi değil
modern evlerin hatta ticari yapıların da yapılabildiğini kanıtlamaktadır.”
-
Sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?
- Metran Orman Ürünleri'nin kuruluş amacı Michigan ve Slovenya'dan kütük
ev ve ahşap panel ev ithalatı yapmaktır. Bunun yanında iç mekan parkeleri,
dış mekan parkeleri, büro sistemleri tasarımı üzerine çalışmalarımız da
bulunmaktadır. Ana faaliyet alanımız Türkiye'de yavaş ilerlemekte olan
ahşap ev sistemleridir. Türkiye'de ahşap ev denince insanların aklına
genelde ahşap dağ evleri geliyor. Bizler, Amerika Michigan'daki Town and
Country ve Slovenya'daki Riko firması ile birlikte çalışıyoruz.
Çalıştığımız firmaların ürün yelpazesi ahşap evin sadece dağ evi değil
modern evlerin hatta ticari yapıların da yapılabildiğini kanıtlamaktadır.
Son derece modern bir ev yapılabilir. Klasik ahşap evleri ikiye
ayırabiliriz. Birisi yığma olarak tabir ettiğimiz evler yani ahşap
kütüklerin üst üste bindirilmesi ile yapılan evler diğeri ise Slovenya
Riko firmasından getirdiğimiz tamamen ahşap paneller üzerine yapılan
evlerdir. Riko'nun sistemi paneller olduğu için çok farklı bir sistem. Bir
duvar 11.5m'e kadar bir bütün olarak yerleştiriliyor. Pencere çerçevesi,
kapı çerçevesi yerleştirilmiş duvar hazır bir şekilde gelir. Duvarlar
hazır olarak geldiği için yığma sisteme göre bir ölçüde daha kolay bir
sistemdir. Çalıştığımız Amerika firması Town and Country 1947'den beri
Amerika'da kütük ev sistemleri üzerine faaliyet gösteren eski bir
firmadır. Yığma sistemle ev yapıyorsunuz fakat yığma sistemde çatıya doğru
çıkıldıkça daralmalardan dolayı lego tarzı bileşimlerin olması çok zordur.
Michigan'da 285'e yakın, Slovenya'da 100'e yakın modelimiz var. Ayrıca
alıcının isteğine bağlı olarak her zaman bir proje çalışması yapılabilir.
Şu anda Michigan'daki merkezin de almış olduğu bir kararla projelerimizden
bir bedel almaya başladık. Öncelikle projeyi isteyen müşteri ile bir
anlaşma imzalıyoruz. Metrekareye göre değerlendirilen bedeli almadan
herhangi bir işleme başlamıyoruz. Niye mi başlamıyoruz? Siz evi
çiziyorsunuz bir emek harcıyorsunuz. Sizin yaptığınız proje yerli üretim
yapan firmalara uygulatılmak isteniyor. Ne derece başarılıdır! Ne derece
başarısızdır! Asla başarısız diyemem. Proje bedelini ödediklerinde elbette
projeye sahip olabilirler. İsterlerse projeyi dışarıda istediklerine
yaptırabilirler. Aslında bu bir mimara gittiğinizde herhangi bir proje
çizdirdiğinizde ödediğiniz bedelle aynıdır. 2003 yılında bu kararı
kesinlikle uygulayacağız. Çünkü daha önce yapmış olduğumuz çalışmalardan
bazı hüsranlara uğradık. Çizdiğimiz projeler Türkiye'de ahşap ev
üreticilerine yaptırıldı. Biz artık bunu yaşamak istemiyoruz. Bizim
sistemimizde her şey farklı çünkü herşey dahil, mobilyaları da dahil
anahtar teslimi ev yapabildiğimiz gibi sadece dış yapıyı bitirip de teslim
edebiliyoruz. Evler, Amerika'dan da gelse Slovenya'dan da gelse bir montaj
uzmanı evlerle Türkiye'ye geliyor. Bizim buradaki montaj ekibimiz ve uzman
çalışmaları birlikte yürütüyorlar. 285 farklı model söz konusu olunca
elbette ki bir takım montaj farklılıkları doğuyor. İki ekip bu konuda
birbirine yardımcı oluyor. Alt yapısı hazırlandıktan sonra bir kütük evi
veya ahşap panel evi kurmak 30 gün sürüyor. Kuruluş süresi evin
büyüklüğüne göre değişse de farlılık birkaç günle sınırlıdır. Müşteri
istekleri elbette bizler için önemli fakat alt yapı işlerine girmek
istemiyoruz.
Müşterilerimizden alt yapının hazırlanmasını, inşaat
ruhsatının alınmasını istiyoruz. Denetçi firmayı biz buluyoruz. Diğer
işlemlerin müşteri tarafından yapılmasını istiyoruz. Gerek elektrik
sistemini gerekse sıhhı tesisat sistemini dış hata kadar götüyoruz fakat
bağlantıları biz yapmıyoruz. Eğer anahtar teslimi bir projeye girersek
bunların uygulamasını ek bir bedel ile yapıyoruz. Yine de alt yapı
sistemlerine girmeyi pek istemiyoruz. Aslında başlangıçta amaçladığımız
alt yapı sistemlerini de yapmaktı fakat bazı handikaplar yaşanmaya
başlandı. Bu sebeple alt yapı sistemlerini içimize almak istemiyoruz. İşin
doğrusu bu iş için bünyemizde ayrı bir ekip bulundurmayı istemiyoruz.
- Michigan'dan 285, Slovenya'dan da 100 farklı modeli temsil ediyorsunuz.
Sanırım modellerdeki bu farklılıklar alt yapıda her biri için ayrı bir
maliyeti de mi beraberinde getiriyor. Kullanılan ağaç malzemeler hakkında
bilgi verir misiniz?
- Evet, yaklaşik 385 farklı modelle hizmet veriyoruz. Sistemleri farklı
olduğundan alt yapısında da farklılıklar var. Biz bu sebeple alt yapıya
girmek istemiyoruz. Talep o yönde olursa alt yapısını da siz yapın
derlerse anlaşma da sağlanırsa buna elbette ki hayır demiyoruz. Oldukça
dayanıklı olan ladin ve sedir ağaçlarını kullanıyoruz. İklim şarlarına
göre kurutulmuş ağaçlardan dış yapılanmaya gidiyoruz. Ağaçların
emprenyesine de oldukça dikkat ediliyor. Amerika projelerimizde de çizim
desteğini bize veriyor. Çizilmiş hazır bir proje Amerika'da uygulanmış bir
proje demektir. İnsanların ahşap ev sistemlerinde öğrenmesi gereken, bilgi
sahibi olması gereken bir şey daha var. İnsanlar izolasyondan korkuyorlar.
Ahşap ev sistemlerinde 5 cm'lik bir ahşap blok 30-35 cm tuğlanın
izolasyonuna bedeldir. Bu tomruğa yani yuvarlak oduna dönüştüğünde tomruk
çapının 16 cm'den başlayıp 36 cm'e kadar gittiğini düşündüğümüzde bunun
nasıl bir izolasyon sağlayacağını hesap etmek zor olmasa gerek. Aynı
zamanda ahşap yaşayan bir malzeme olduğu için eğer üzeri herhangi bir
vernik sistemi ile kapatılmaz, ahşabın yaşamasına, hava almasına izin
verilirse ahşap evde nem kokusu olmaz, ahşap evde yemek kokusu olmaz.
Ahşap kokuları emerek absorbe eder. Bu evlerde evin içine sinen uzun
süreli bir koku olmayacaktır. Yaşayan bir malzeme ile birlikte yaşamak
insan sağlığına da oldukça olumlu etkir. Ahşap evde romatizma sorunu
yaşamazsınız. Ayrıca her türlü konforu ahşap evde sağlamak mümkündür.
Ahşabı, taşı birlikte kullanabilirsiniz. Ahşap evin içinde farklı
kaplamalar yapılabilir.
- Türkiye'de ahşap ev sektöründeki yerinizden ve projelerinizden bahseder
misiniz?
- Ahşap evde Michigan ve Slovenya ile flörtümüz 4,5 yıl evvel başladı.
İlerleyişimiz yavaş oluyor fakat emin adımlarla sürüyor. Şu anda iki
projemiz var. Projelerimizden biri Antalya'da bir otelin ek tesisi olarak
60 bungalov ev tarzında yapılacak bir proje. Bungalov tarzında evler çok
küçük evler olarak nitelendirilmesin. İkişer odalı bungalov evler şeklinde
düşünülmeli. Odanın içinde her türlü konfora sahip, banyosu, yatak odası
olan bir bungalov projesi. Diğer bir projemiz de Şile civarında tamamen
kendimizin yürütmeyi hedeflediği kendi arazimiz üzerinde 25-35 ev arasında
üç ayrı modelde ve en büyüğü 120 m2 olacak bir site projesi. Bu projeyi
tamamlamadan satışına geçmek istemiyoruz. Bu sebeple duyurularını da pek
yapmıyoruz. Şu anda Türkiye'de ahşap evlerin, kütük evlerin; hafta sonu
evleri, tatil evleri olarak nitelendirildiğini düşünürsek daha büyük bir
ev yapmak Türkiye'de risklidir. Ahşap evlerin en iyi örneklerinden biri
olan Kemer Country'de dahi ahşap ev yaşam evi iken evler150 m2'lik
büyüklüklerden başlamaktadır. Sanırım Şile projemiz önümüzdeki yılın
sonunda başlayıp 2005 yılının başlarında bitmiş olur. Çevre
düzenlemelerini, sosyal tesisleri, havuzları tamamlandıktan sonra satışa
çıkarmayı düşünüyoruz. Bu Amerika ile aldığımız ortak bir karar. Proje,
Town and Country ile yürüteceğimiz bir proje olduğundan sadece biz karar
vermiyoruz. Uzun arayışlardan sonra şu anda popüler olması, ormanlık bir
arazi olması sebebiyle de Şile'i tercih ettik. Bu demek değildir ki bundan
sonraki projelerimiz Şile civarında olacak. Her koşula, her yere uygun
modelimiz var. 70m2'den 1800m2'e kadar ahşap ev yapabiliyoruz. Söylediğim
gibi iki farklı firma ile çalışıyoruz. Amerika'da oldukça fazla bulunan ve
dayanıklı bir ağaç olan sedir ağacı emprenye edilerek kullanılıyor.
Riko'nun sistemi ise biraz daha farklı, lamine edilmiş ladin ağacından
panel duvarlar kullanıyor. İzolasyonu ile birlikte duvar kalınlığı 33-34
cm'e denk geliyor. Bütün elektrik tesisatının, sıhhi tesisatın içinden
geçeceği borular, herşey hazırlanarak geliyor. Panel olarak gelen duvarlar
vinç yardımı ile kaldırılıyor. Dış kaplamalar isteğe bağlı olarak
değişebilir. Bavyera tarzı bir ev yapabileceğiniz gibi tamamen Güney
Amerika tarzı bir ev de yapılabiliyor. İsteğe ve beğeniye kalmış bir şey.
- Evlerinizin büyüklüleri ve çeşitleri ticari mekanlarda da ahşaptan
tercih edilebileceğini gösteriyor. Çalıştığınız firmanın bir çok ahşap
ticari mekan projesi de var. Türkiye'de ahşap, yapı malzemesi olarak
ticari mekanlarda ne kadar tercih ediliyor?
- Betondan yapılan bir yapı ile ahşap bir yapıyı karşılaştırmamak lazım.
Kuruluş emeği değil ön emekten bahsediyorum ahşap yapının ön hazırlık
emeği daha fazladır. Hazırlanmış bir tuğlayı üst üste koymuyorsunuz. Ahşap
yapıda yaşanan bir malzemeyi alıp yaşanacak bir mekan yaratıyorsunuz.
Ahşabın, betonarme binalara göre biraz daha zahmetli ve pahalı bir sistem
olduğunu biliyoruz. Türkiye'de ticari ahşap yapılar çoğunlukla turizm
mekanlarında tercih ediliyor. Turizm sektöründeki olumsuzluklar bu sektöre
olan yatırımları da azaltıyor. Turizm mekanlarında oda fiyatları çok düşük
bu sebeple böyle bir yatırıma girmeyi doğal olarak istemiyorlar. Böyle bir
yatırımın geri dönmesi şu anda 5 senedir. Bu, 5 sene boyunca odaların 365
gün %90 oranında dolu olması gereklidir. Bu sebeple bizim yürüttüğümüz
proje tarzında 60 bungalov ev gibi tesisin bir kısmı böyle bir yatırımla
ahşabı içine alır. Bir otelin belki bir sosyal tesis binası, lokantası ile
başlar ve daha büyük yatırımlarla sürdürülür. Söylediğim gibi bu
yatırımlar oldukça büyük yatırımlardır.
- Çalıştığınız firmaların Türkiye pazarına yönelik farklı fiyat
politikaları var mı?
- Ahşap eve olan güvenin yeniden kazanılması belirli bir kitleyi ahşap eve
çekiyor. Türkiye'ye özel bir fiyat uygulamamız yok. Gerek Riko'nun
ürünlerinden gerekse Town and Country'nin ürünlerinden son derece eminiz.
Bu sebeple özel bir fiyat uygulamamız bulunmuyor. Ancak bazı kolaylıklar
sağlanabilir. Biz, evin projesini yapıyoruz, müşteri ithalatını
Amerika'dan kendi yapabiliyor. Bizim fiyatlarımız Amerika'daki fiyatlardan
farklı değil. Amerika'dan alacağı fiyat ne ise bizden de aynı fiyatı
alacak fakat büyüklüğe göre fabrikanın durumuna göre Amerika'nın
uygulayabileceği bir takım indirimler olabilir. Nakliye ve gümrükleme
işlemlerini kendileri yürütmeyi isteyenler bu sayede belki kısmi bir
ucuzlama da yaratabilirler. Bizler, Türkiye pazarına özel fiyat
yapmıyoruz. Neden yapmıyoruz? Türkiye pazarında ve yerli üreticilerde
genelde çam ağacı kullanılıyor. Biz, sedir ve ladin ağacı kullanıyoruz.
Özel fiyat yapmamamızın daha doğrusu yapamamamızın nedeni kullanılan
ağacın cinsinden kaynaklanıyor. Evlerimizin fiyatlarını söylerken biraz
çekiniyoruz. Elbette ki kalite var kalite var. Aradaki fark görülünce
mesele anlaşılıyor. Firmalarımız, dünya üzerinde yapılan kütük ev ve ahşap
panel ev sistemlerinde öne çıkmış ciddi bir firmadır. Kaliteden asla ödün
vermeyen bir firmayız. Nakliyede karşılaşılan sorunlara göz yumulmuyor.
Hataların tamamen fabrika tarafından karşılandığı bir kalite sistemi ile
çalışılıyor. Maddi ölçüde yüksek rakamlarda olduğumuzdan çok fazla
yayılamıyoruz ama sağlam adımlarla gidiyoruz. Belki, şu anda yerli üretim
yapan arkadaşlarımız bir proje bedeli almıyorlar fakat biz alıyoruz ve
almak zorundayız. Bu sistemleri Türkiye'de yerleştirmek istiyoruz. Bana
ahşap evi mi betonarme mi diye sorarsanız kesinlikle ahşap evi tercih
ederim. Eğer şehrin uzağında da yaşamak zorunda olmayacağımı bilsem
kesinlikle ahşap evde otururdum. Bizim kültürümüzde de ahşap ev var.
Mimarimizde çok güzel örnekleri olan ayakta kalmayı başarmış pek çok ahşap
yapı da var. Ahşabın korunmasını zor sandığımız için ahşaptan korkuyoruz.
Eski tekniklerde ahşabın korunması bugünkü kadar kolay değildi. Kurutma
sistemlerinde, ahşap koruma boyalarında, emprenye işlemlerindeki
gelişmeler sürdükçe insanların korkuları da yenilecek. Türkiye'de de bu
yönde pek çok olumlu çalışma yapıldı. Bence, korkuyu bir anda silip atmak
o kadar da kolay değil. Ben, insanlar biraz "şehrin dışında yaşayayım“,
“apartmanlardan çıkalım“ desinler istiyorum. “Arabalarımızla biraz daha
fazla gidelim ama ahşabın sağlıklı yaşamamıza katkısı olsun“ desinler
istiyorum.
- Bizlere ileriye dönük projelerinizden ve şimdiki işlerinizden bahseder
misiniz?
- Daha ileriki yıllarda yurtdışı ile ortaklaşa düşündüğümüz projelerimiz
var. Üretimi burada yaparak daha cazip fiyattan tüketiciye ulaşmak
istiyoruz. Burada bir hammadde sıkıntısı yaşanıyor sedir ağacına muadil
ağaçların hammadde olarak seçilmesi ile benzeri bir sistemi Türkiye'de
kurarak artık döviz bazından bahsetmeyip Türk Lirası ile satışlarımızı
yapmak. İnsanları banka kredileri ile ahşap ev sahibi yaptırmak istiyoruz.
Elbette ki; bu uzun ömürlü bir proje olacak. Türkiye'nin ekonomik şartları
çok farkı olduğudan ahşap ev tatil evi olarak algılandığıdan bu bir süreç
alacaktır. Türkiye'de bu işe kafa yoran, ciddi çalışan üreticiler var.
Tahmin ediyorum ki önümüzdeki 5 yıl sonra ahşap ev sektöründe ciddi
gelişmeler yaşanacak. Bizim Şile projemizde ilk düşündüğümüz devremülk
sistemini kurmaktı. Bazı ticari kaygılardan dolayı devre mülk sisteminden
çıktık. İnsanlar devre mülk sisteminde fiyatı düşük evleri tercih
ediyorlar. Ahşap evin de metrekaresini küçülterek kulubeye çevirmek bence
pek hoş değil. İnsanlar en az 90m2'de yaşanabilirliği görmeliler. Eğer
90m2'i devre mülke çevirirseniz rakamlar yükselir. Ulaşmak istediğiniz
kitleye ulaşmamış olursunuz. Bu sebeple devre mülkten vazgeçtik.
Projelerimizi başlangıçta ona göre yapmış olmamıza rağmen yaşam evi
projesi olarak yeniden düzenledik. Bu evlerin aşağı yukarı 10 tanesini
Slovenya’ dan gelecek yani panel sistem olacak. 20 tanesi de Michigan'dan
getirilen özel evlerden olacak. Kalan 5 tanesi kütük ev olacak. Bu proje
ahşap evlerden bir sitenin ne olduğunu, nasıl yaşanılabileceğini gösteren
bir proje olarak ahşap evin sadece tatil evi olmadığının kanıtı olacak.
Umuyorum ki; ileride Türkiye'de bu işi yaparak daha fazla insana
ulaşacağız. Ticari olarak değil de biraz daha sağlıklı evlerde
yaşamalarını sağlamak istiyoruz. Betonarme binalarda ne olursa olsun bir
sağlıksızlık var. Çalıştığımız her iki fabrikada da Ar-Ge çalışmaları
sürekli devam ediyor. Sanıyorum bu da sürekli başarılı olmayı sağlıyor.
Town and Country'nin Amerika'da yapmış olduğu ev sayısı 4000'nin
üzerindedir. Bunların tek tek evler olduğunu düşünürsek gerçekten büyük
bir rakam olduğu anlaşılır. Bizim müşterilerimize sunduğumuz evler
tamamıyle uygulanmış projelerdir.
- Evlerin maliyetleri hakkında da bilgi verir misiniz?
- Slovenya da yapılan evlerin metrekaresi 550$ civarında, Town and Country
firmasının yaptığı evlerin maliyeti ise 650-700$ civarındadır. Ticari
evlerde geniş mekanlar yaratmak zorunda olduğunuzdan metrekare fiyatları
biraz farklı. Metrekaresi 2000$'a kadar çıkabilir. Betonarme 200m2'lik bir
evin 300bin $- 400bin$'a satıldığı bir ülkede yaşarken bizim metrekaresi
800$ olan evimiz çok da pahalı değil sanırım. Bu fiyatı düşürmek
mümkündür. Çatı kaplama malzemesini, bazı izolasyon malzemelerini, kapı
kollarını, aksesuarları ithal etmenin yerine iç piyasadan sağladığınızda,
zemini parke yerine halı kapladığınızda ki bunlar bir tercihtir
maliyetleriniz direkt olarak değişecektir. Avrupa'da ve Amerika'da
detaylar çok pahalıdır. Bir kapı kolu iç piyasada 20$ civarında iken 80$'a
ithal etmenin esprisi yok. Böylece metrekare maliyetlerini düşürmek
mümkün. Bu detaylar bütüne vurulduğunda çok ciddi rakamlara ulaşılıyor.
Türkiye'de fiyatı 1milyon$ olan daire var. Bunlarla kıyaslarsak biz yine
de ucuz sattığımızı düşünüyoruz. İstenirse ciddi bir taleple Safranbolu
Evi'ni de yapabiliriz. Bir proje teklifi gelirse ciddi bir çalışma
yapılabilir. Biz her türlü projeyi yapmaya hazırız. İnancım, insanların
görünce, içinde yaşayınca bunun kalitesini anlayınca bu işe daha fazla
önem verilecekleri yönündedir.
|