|
Bir sanatçının
ahşabı yorumu;
Ahşap ve Sanat
Mustafa Ersoy: 1968 yılında Manisa’da doğdum.1988-1993
yıllarında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’ne
devam ettim. 6 yıldır resim öğretmenliği yapıyorum. Ahşap tabaklara
ilgim yaklaşık 10 yıl önce başladı. Babamın marangoz atölyesinde
farklı renkteki ağaçları yapıştırarak çalışmalarıma başladım.
Ürünlerimin hiçbirinde boya kullanmadım. Tabakların üzerinde gördüğünüz
her renk farklı bir ağacın rengi. Ahşabın sıcak renkleri ve dokusu
farklı tasarımlar yapmamda etkili oldu ve ürünlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Küçük bir tornamız vardı,
onunla farklı işler yapmak istedim. Küçük denemeler yapmaya başladım.
Önce farklı renklerdeki tahtaları üst üste yapıştırdıktan sonra
tornada bir meyve tabağı yaptım. Parçaların birbirinden ayrılmadığını
görünce yapıştırdığım parçaları kuruduktan sonra farklı şekillerde
kesip tekrar yapıştırdım. Bazen tahtalar arasına kaplama parcaları
da koyarak birleştirdiğimde farklı renkte iki
tahtanın arasında ince çizgiler
elde ettim. Bu işlemler için beyaz
marangoz tutkalı çok ideal.
|

Tek sorun geç
kuruması ve çok sayıda mengeneye ihtiyacınızın
olması. Bu sorunu çözmek için birden fazla işin parçasını hazırlıyorum.
Resimlerde gördüğünüz çalısmaları içi dolu ve köşeli formlarda
takozlar elde ettikten sonra tornada işliyorum. Köşeli formlar tornada
yuvarlandıkça sürpriz formlar da ortaya çıkıyor ve bazen tasarladığım
çalışmadan farklı işlerde elde ediyorum. Farklı renkteki ağacı
bulmakta da bazen zorluk çekiyorum. Bunun için bazen odunculara gidip Çınar,
Ahlat, Ceviz, Kiraz, Kavak, Ihlamur gibi ağaçları kereste haline
getirip kurumaya bırakıyorum. Eğer aceleci davranıp yaş parçalarla
çalışırsam çalışmalarımda eğilmeler oluyor. En son aşama da
vernikleme. Ben parlak vernikleri sevmedim, daha mat bir vernikle ve elle sürerek cilalıyorum.
|