|
|
ODUN
RUTUBETİ YAPIŞMA DİRENCİNİ NASIL ETKİLER?
İyi
bir yapışma kalitesi için ahşap malzemenin bir çok özelliği yanında
kullanılacak yapıştırıcının özellikleri de yapışma kalitesi ve direncini
etkilemektedir. Literatür ve pratik çalışmalardan yapışma kalitesi
üzerine; yüzeylere sürülen miktar, yapıştırıcının viskozitesi, açık
bekleme zamanı, tutkal tabakasının kalınlığı, hem ahşap hem de
yapıştırıcının pH değeri, preslemede uygulanan basınç, süre ve sıcaklık;
ağaç malzemenin yoğunluğu, ekstraktif madde miktarı ve yüzey özellikleri
ile rutubeti etkili olmaktadır.
Bu faktörler ne kadar iyi anlaşılır ve kontrol edilirse, yapışma problemi
ve bunun sonucunda oluşabilecek kayıplar o kadar az olur. Genelde
yapıştırıcıları üreten firmalar bir tutkalın kompozisyonu, çalışma
karakteristikleri ve performans özellikleri ile ilgili müşteri
tecrübeleri ile de desteklenmiş geniş teknik bilgiye sahiplerdir. Bu
hususları dikkate alarak kullanıcılara tavsiyelerde bulunurlar. Ancak bazı
durumlarda yapıştırıcıyı kullanan üreticiler bu kılavuz değerleri ürün
özelliklerine göre modifiye edebilirler.
Tutkallar özellikleri ve kalite gibi kullanım karakteristikleri bakımından
çeşitlidir. Ancak tutkal birleştirmelerindeki çoğu başarısızlıklar, odunun
uygun hazırlanmayışından kaynaklanmaktadır. Yetersiz tutkal bağına neden
olan faktörler arasında en yaygın olanı, tutkallanma öncesi ve sonrasında
rutubet kontrolünün uygun yapılmamasıdır.
ODUN RUTUBETİ YAPIŞTIRMADA NİÇİN ÖNEMLİDİR?
Tutkallanma
anındaki odunun rutubet miktarı, bağ kalitesini ve tutkallanmış ürünün
kullanım performansını etkilemesi bakımından önemlidir. Rutubet miktarı;
birleştirmenin sonuç direnci ve dayanımını, odunda yüzey çatlaklarının
oluşumunu ve yapıştırılmış ürünün boyutsal stabilitesini ciddi şekilde
etkilemektedir. Odunun rutubet miktarı pek çok tutkal türü için, yüzeye
sürülen tutkalın, birleştirmeye kadar geçen süre içersinde viskozitesinin
değişim miktarına tesir etmektedir. Ayrıca sertleşme miktarını etkiler ve
presleme sırasında büyük ölçüde su kabarcıklarının oluşumuna neden olur.
Netice olarak odunun rutubet miktarı kullanılan tutkal türü ve yapıştırma
şartları ile uyumlu olmayı gerektirir.
Yapıştırılmış parçalarda rutubet miktarının fazla artması, hem odunu hem
de yapışma direncini ciddi şekilde zayıflatan, çarpılma, bükülme veya
yüzey düzensizliklerine neden olabilecek genişleme veya daralma
gerilimlerine neden olur. Bunun için yapıştırılmış malzemede rutubet
artışı, kullanılan tutkaldaki su miktarından dolayı, belli bir oranı
aşmamalıdır. Bu yapışma direncinin düşmesine neden olur. Özellikle daralma
katsayısı fazla olan, yoğunluğu yüksek sert odunlar, kullanım sırasında
yüksek rutubette olmaları arzu edilmediği sürece, yüksek rutubette
yapıştırılmamalıdırlar. Yapıştırma sırasında rutubet alacak olsa bile,
odunun yeterli miktarda, yani; yapıştırılmış malzemenin kullanım sırasında
arzu edilen rutubette olmasını sağlayacak seviyeye kadar kurutulması
gerekir.
Pek çok tutkal türü için yeterli adhezyon, odunun yaklaşık % 5 -17 rutubet
sınırları arasında bulunduğu durumda elde edilmektedir. Bazı tutkallar
için bu değerlerin çok daha üzerinde de uygun sonuçlar (resorsin
tutkalları için % 25’e kadar) söz konusu olmaktadır. En üst ve en alt
kesin sınır değerler tutkal tipi ve formülasyonuna göre değişmektedir. Lif
doygunluk derecesine yakın rutubette resorsin tipi tutkallar ile ve çok
düşük rutubetlerde kazein tutkalı ile deneysel olarak tatmin edici
sonuçlar elde edilmiştir.
Yapıştırmada
uygun rutubet; odun ve tutkalın rutubet içeriği ile tutkalın sertleşme
reaksiyonu için ısının gerekli olup olmamasına bağlıdır. Örneğin; eğer
levhalar oda sıcaklığında yapıştırılır ise sonuç rutubet miktarını esas
olarak odunun rutubet miktarı belirler. Kereste laminasyonunda, tutkal
hattı sayısı su esaslı bir tutkalın lamine malzemenin sonuç rutubetine
katkısı %1 veya %2 olacak kadar azdır. Bununla birlikte, eğer çok sayıda
kaplamanın oda sıcaklığında yapıştırılması söz konusu ise, bu durumda
fazla tutkal hattı nedeniyle, rutubet miktarı kullanım sırasında
hedeflenen miktarın çok üzerine çıkabilmektedir. Bu nedenle tabaka
kalınlığı, tabaka sayısı, odunun yoğunluğu, tutkalın su içeriği, sürülen
tutkal miktarı ve sıcak veya soğuk presleme faktörlerinin tümünün odunun
rutubetini etkilemektedir. Tutkal ile oduna ilave olan su miktarı
aşağıdaki formülle belirlenebilir(M. Selbo 1973):
P =
Burada;
P : İlave olunan su miktarı (%)
W : 100
birim tutkal karışımındaki su miktarı
G : Tutkallanacak alan için kullanılan tutkal miktarı
L : Tabaka
sayısı
L-1 : Tutkal
hattı sayısı
T :
Ortalama kat (tabaka) kalınlığı
S : Odunun (tam
kuru) özgül ağırlığı
Sıcak presleme sırasında suyun bir miktarı uzaklaşmaktadır. Ancak sıcak ve
nemli odunun plastik akış etkisini minimuma indirmek ve su kabarcığı
oluşumu engellemek için sıcak presleme sırasında taslak rutubetinin %10’u
aşmaması gerekir. Çok kuru kaplamalar kolaylıkla çatlamakta ve
ayrılmaktadır ve tutkallanma öncesi ve sonrasında elle işlenmeleri oldukça
zor olmaktadır. Aynı zamanda bu esnada çok hızlı bir şekilde yeniden
rutubet alırlar. Bu nedenle kaplamaların %2-3 rutubetten daha düşük
rutubetlere kadar kurutulmaları pratik olarak uygun değildir. Bundan da
öte yapılan çalışmalar mobilya ve benzer kullanım alanları için
tutkallamada %5’e yakın rutubet miktarlarının yeterli olduğunu
göstermiştir. Mobilya ve iç mekanlarda kullanılacak ürünler için %6-7
civarındaki bir kereste rutubeti, tutkal çözeltisi ile %1-2’lik bir artış
ile soğuk preslemede uygun sonuçlar verir. Dış mekanlarda kullanılacak
lamine malzemedeki kereste, yapıştırmadan önce %10-12 rutubette olmalıdır.
Mobilya ve iç mekanlarda kullanılacak sert odun kontrplaklarında ve
endüstriyel ve yapı maksatlı kullanım yerlerinde değerlendirilecek yumuşak
odun kontrplaklarında kullanılacak kaplamaların sıcak preslemede %3-5
rutubette olmaları uygundur.
Yapıştırılmış bir ürünün rutubet miktarı için, kullanım sırasında
ulaşacağı rutubet miktarı hedef alınmalıdır. Tutkallanmış parçaların
(sertleşme sonucundaki) rutubet miktarları ürünün kullanım sırasında
ulaşacağı rutubet miktarına eşit olması durumunda tutkal bağlantısı en az
gerilime sahip olacaktır. Kullanım yerinde ulaşılacak denge rutubet
miktarı bölgesel ve iklimsel faktörlere göre değişmektedir. Bu nedenle
üreticilerinin bu bölgesel ve iklimsel farklılıklardan haberdar olmaları
ve ürünlerini ona göre kondisyonlanmış olmaları gerekmektedir.
AĞAÇ MALZEMENİN KURUMA ve KONDİSYONLAMA ŞARTLARININ ETKİSİ
Genellikle
kurutma sırasında görülen iç gerilimler yapıştırılacak malzemenin
yüzeylerinin düzgün bir şekilde oluşumunu engelleyebilir ve ağaç malzeme
tutkallandıktan sonra çarpılma ve çatlakların oluşumuna neden olabilir.
Kurutulmuş ağaç malzeme fırından çıkarılmadan önce bu tür gerilmelerin
tespiti için test edilmelidir.
|
|
Eğer bu tür gerilimler
içeriyor ise bunların azaltılmasına çalışılmalıdır.
Kereste: Kereste kurutma sırasında arzu
edilen ortalama rutubete ulaşsa bile kereste rutubetleri arasındaki
belirgin bir farklılık olabilir. Rutubet farklılığı bir keresteden
diğerine olabileceği gibi aynı parçanın farklı kısımlarında dahi mevcut
olabilir. Tutkallama öncesi bu farklılığın mümkün olduğunca giderilmesi
arzu edilir. Lamine malzeme üretiminde, örneğin 2.54 cm kalınlığındaki
levhada tek bir birleştirmedeki elemanlar arasında veya aynı levhanın
farklı kısımlarındaki rutubet farklılığı % 5’ten fazla olmamalıdır.
Birlikte yapıştırılan iki parça arasındaki büyük rutubet farklılığı,
birleştirmelerde büyük gerilimlere neden olur. En iyi sonuçlar, rutubet
farklılığının yoğunluğu düşük odunlar için %5, yoğunluğu fazla olan türler
için %2 den fazla olmadığı durumlarda elde edilir.
Böylesi
yeknesak bir rutubet dağılımı sağlamak için kurutma sonrasında bir
kondisyonlama periyodu gereklidir. Kondisyonlama en iyi şekilde sıcaklık
ve bağıl nemin kontrol edilebildiği bir depolama odasında sağlanır.
Kondisyonlama için gerekli zaman depolama odasının sıcaklık ve bağıl nemi
yanında; tür, kuruluk, istifleme yöntemi ve hava sirkülasyonuna bağlıdır.
Açık istiflemede bir haftalık kondisyonlama süresi uygundur. Yoğunluğu
fazla olan türler, düşük olan türlere nazaran daha uzun kondisyonlama
süresi gerektirirler ve rutubet miktarı sıcaklık artışı ile daha hızlı bir
şekilde dengeye ulaşır.
Kaplama: Kaplamaların kurutulmaları sırasında
meydana gelen iç gerilimler daha ağır malzemelerin kurutulmasında meydana
gelen problemler kadar büyük değildir. Bununla birlikte bazen kaplamalarda
çatlak, pot veya bal peteği oluşumu meydana gelebilmektedir. Bu kusurlar
kolaylıkla fark edilebilir ve genellikle kurutma koşullarının
iyileştirilmesi ile giderilebilirler.
Kaplama
üretiminin yapıldığı kontrplak fabrikalarında genellikle kaplamalar
kurutulduktan hemen sonra tutkallanmaktadır. Ancak burada kaplamaların oda
sıcaklığına kadar soğutulmuş olması genel bir kuraldır. Genel amaçlar
için, kaplamalar eğer düzgün ve pürüzsüz kesilmiş, sıkı yüzeyli, kusursuz
ve kullanılacak tutkal ve uygulanacak tutkallama işlemi için uygun
rutubette ise kondisyonludur. Pek çok soğuk pres tutkalı için kaplama
rutubeti %5 veya daha az olmalıdır. Sıcak presleme için (sıvı tutkallar
ile) ince kaplamaların rutubet miktarı %5 veya daha az, kalın kaplamaların
rutubet miktarı ise türe, sürülen tutkal miktarına ve pres plakalarının
sıcaklığına bağlı olarak biraz daha yüksek olabilir. Eğer rutubet miktarı
çok fazla ise basınç kaldırıldığında su kabarcıkları oluşur. Sonuç
rutubetini kontrol etmenin bir diğer yolu bütün kaplamaları, % 5 veya daha
düşük rutubet oranlarına kadar, şiddetli kurutma şartlarında kurutmaktır.
Bu durumda kaplama rutubet dağılımı daha dar aralıkta kalacaktır.
Kaplama rutubet
dağılım farkının azaltılmasında yaygın olarak kullanılan bir yöntemde;
kurutucudan çıkan kaplamaların rutubeti elektronik olarak sürekli
ölçülmektedir. Eğer kaplama arzu edilen maksimum rutubet değerinden daha
fazla ise işaretlenerek ayrılır. Bu yaş kaplama bir gece sıkı bir istif
içinde bekletilerek rutubetini eşitlemeye çalışılır. Bir sonraki gün
rutubet detektöründen tekrar geçirilmesiyle, yeniden kurutulması gereken
parçaların sayısı azalacaktır. Kaplamalar taşınmaları veya depolanmaları
esnasında yeniden rutubet alabildiklerinden tutkallanmadan hemen önce
yeniden kurutulmaları iyi bir uygulamadır. Kaliteli sert odun kaplamaları
çoğunlukla, kaplama yeterli kuruluk ve düzgünlüğe ulaşıncaya kadar, sıcak
plakalar arasıda kurutma yapan plakalı kurutucularda kurutulurlar. Bu
uygulamada; kaplamalar daha sonrası için düzgün kalmaları ve tutkallanmaya
kadar soğurken, çok fazla rutubet almamaları için üst üste istiflenirler.
Urlu, desenli
veya diğer düzensiz lifli dekoratif kaplamalar, düz lifli kaplamalara göre
çatlama ve kıvrılmaya daha fazla meyillidir. Bu tür kaplamalar için film
tutkalları daha uygundur ve %8-10 rutubetteki kaplamalar ile sıcak
preslenebilirler. Kırılgan, desenli kaplamalar bazen kıvamlı bir sıvı
içersine daldırılmak suretiyle sertleştirilir (dirençli hale getirilir) ve
yeniden kurutulur. Bu maksatla çok farklı çözeltiler kullanılmakla
birlikte aşağıda uygun bir formülasyon verilmektedir (M.Selbo, 1975):
İçindekiler
Birim Ağırlık
Su 63
Hayvansal
tutkal 16
Alkol 16
Gliserin 5
Fazla şekilli
kaplamaların elle işlenmesini kolaylaştırmak ve boyutsal değişimlerini
azaltmak için güçlendirme işlemi istenebilir. Bu işlem bazen, figürlü yüz
kaplamasını, ince ve daha dirençli bir kaplamaya bir film tutkalı
kullanarak yapıştırmak suretiyle yapılmaktadır. Film tutkalları kaplama
rutubetini arttırmaz, dolayısı ile yeniden kurutma işlemini azaltır veya
ortadan kaldırır ve yaklaşık %8 rutubetteki yüz kaplaması ile yapıştırma
sağlanabilir.Yaş kaplamalar da benzer şekilde kağıt-kaplama
kombinasyonları oluşturmak üzere kağıt yüz kaplamalarla tutkallanırlar.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
Blomquist,
R.F., Adhesives-An Overview, Adhesives Bonding of Wood and Other
Structural Materials, Pennsylvania State University, Universty Park, P.A.,
Ch. 1., 1983.
Boehme, C., Einfluss der Holzart auf die Verleimungsqualität, Adhäsion, 32
(5) 1988, 27-30.
Çolakoğlu, G.,
Tabakalı Ağaç Malzeme Ders Notları, K.T.Ü. Orman Fakültesi. Trabzon, 2001,
(Basılmamıştır).
Örs, Y.,
Çolakoğlu, G., Kızılağaç ve Kavak Kontrplaklarının Yapışma Direncine Bazı
Üretim Faktörlerinin Etkileri. TÜBİTAK-Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi ,
19, 451 - 456, 1995.
Selbo, M.L., Adhesive bonding of wood, U.S. Dep. Agr., Tech. Bull. No.
1512, 1975.
Vick, C.B., Adhesive Bonding of Wood Materials, Wood Handbook-Wood an
engineering material, FPL-GTR-113, Madison, WI: U.S. Departmant of
Agriculture Forest Service, Forest Product Laboratory, 1999.
|