CAM ZEMİNLER
ÇİMENTO
ENDÜSTRİYEL  ZEMİNLER
GRANİT
HALI
KAUÇUK
KOMPOZE TAS
KONTRPLAK
LINOLEUM
METAL ZEMİNLER
OSB
PARKE
PVC
SERAMİK
TEMİZLİK - KORUMA
BAKIM
YÜKSELTİLMİŞ ZEMİN
ZEMİN AKSESUARLARI
ZEMİN TESVİYE ŞAPI
 

 


 

Haberin devamı...    
 


2001 Zemin Fuarı’nda düzenlenen panelde sunulan bildiriler: 

Ahşap zemin kaplamaları ve rutubet

Prof.Dr. Ramazan Kantay / İ.Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi

Zemin kaplaması olarak kullanılan malzemeler taştan ağaca, linoleumdan halıya kadar çok çeşitli olup, “ZEMİN” adı altında düzenlenen bu fuarda bunların hepsini görmek mümkündür. Bize göre konutlar için en uygun zemin kaplama malzemesi ahşaptır. Ahşap; güzel, sıcak, insana gülen, insana dost bir malzemedir. Geçen yüzyılda ahşaba alternatif yüzlerce malzeme geliştirilmiş fakat hiçbiri onun yerini almamıştır. Bundan sonra da almayacaktır.
Ahşap yenilenebilen doğal kaynaklar olan ormanlardan kolayca elde edilebilen, kesim, taşıma ve üretiminde enerji ihtiyacı az olan çevre dostu bir malzemedir. Alternatif malzemelerin üretiminde  fosil yakıtlarının kullanılması ile mavi gezegenimizin rengini karartan ve sera etkisi yaratan CO2 ve diğer gazlar salınmaktadır. #Ormanlar salınan bu karbondioksiti, fotosentez yolu ile asimile ederek depolamaktadır. Sadece güneş enerjisi ve suyun kullanıldığı fotosentez sonunda atmosfere saf oksijen salınmaktadır.

Alternatif malzemelerin kullanımını arttırmak amacı ile “Plastik kullan, ormanları koru!” şeklindeki beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Alternatif malzemelerin üretimi için gerekli olan enerji ihtiyacı çok fazladır. Örneğin 1000 kw enerji ile 1200 kg. kereste  üretilebilirken, sadece 12 kg. alüminyum, 250 kg. PVC üretilebilmektedir. Yenilenebilen kaynaklar olan ormanların üretim kapasitesi ile kesilecek miktar arasında iyi bir denge oluşturulabilirse ormanların varlıkları sürdürülebilir.

Ahşabın Döşeme Malzemesi Olarak Tercih Nedenleri:
Ahşap sahip olduğu iyi özellikleri nedeniyle yüzyıllardan beri, nerede yüksek istekler söz konusu olmuş ise orada gündeme gelmiştir. Ahşap ilk olarak saray, manastır, şato ve benzeri özel yapıların zemin kaplamalarında kullanılmıştır. Daha sonra aristokratların ve zenginlerin konutlarına girmiştir. Bir el sanatı olarak üretilip döşenen parkeler, teknolojideki gelişmelerle endüstriyel üretime geçildikten sonra daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Genel olarak ahşap parke, alternatif malzemelere göre estetik, hijyenik, teknolojik ve ekonomik üstünlüklere sahiptir.

Estetik Üstünlükleri:
Odun hücre dokusundan ibaret organik bir maddedir. Ağaçlar her yıl bir önceki yılın odunu üzerine yeni bir odun tabakası oluşturur. Böylece kesit yüzeylerinde odun dokusunun yapısı ile ilgili  farklılıklar ortaya çıkar. Bu farklılıklar yıllık halka, trahe ve öz ışınlarının yapısı ile ilgili olup, ağaç türleri için tanıtıcı bir  işaret oluşturmaktadır. Bu, odunun tekstürü olarak bilinmektedir. Odunun tekstürü estetik bakımdan önemlidir. Değişik kesitlerde farklı görüntüler ortaya çıkmaktadır.

Odun çok değişik renklere ve renk tonlarına sahiptir. Sarımsı beyazdan sarının değişik tonlarına, kırmızı ve kahverenginin bütün tonlarına sahiptir. Yeşil hatta siyah renkte olabilmektedir. Renkler mat ya de ipek gibi pırıltılı ve yanar döner ya da kuvvetli parlak olabilmektedir. Özet olarak estetik bakımdan ahşap gibi çok güzel imkanlar sunabilen başka bir doğal döşeme malzemesi yoktur.

Ahşap döşemelerin estetik etkisi, doğal büyüyen bir hammaddenin yakınlığını, sıcaklığını hissettirir ve insanda bir rahatlama etkisi yapar. Çalışma ortamlarında ahşap döşemelerinin psikolojik rahatlık yarattığı ve böylece verimin yükseldiği, yorgunluk ve kaza sayısının azaldığı tespit edilmiştir.

Hijyenik Üstünlükleri:
Döşemelerdeki hijyenik istekler içerisinde en başta “taban sıcaklığı” yada “döşeme sıcaklığı” gelmektedir. İnsanların oda içerisinde tabanın sıcaklığı yaklaşık olarak 25 0C ile
35 0C olduğu zaman huzur ve rahatlık duydukları tespit edilmiştir. Eğer sıcaklık bunun altına düşerse taban soğuk olarak hissedilmektedir. İnsanlar konutlarda daima taban ile temas halinde oldukları için tabanın termik özellikleri önem kazanmaktadır. Çimento, taş, fayans gibi bütün yapay kaplama malzemeleri soğukluk duygusu verirken, halı ve ahşap kaplamalar sıcak bir duygu verirler. Soğuk tabanlı kaplamaların özellikle kadınlarda ağır hastalıklara  sebep olduğu belirtilmektedir. Ahşap, depoladığı ısıyı uzun süre koruyabilen ender malzemelerden biridir.
Esasen taban sıcaklığının tamamen basit fiziksel bir olay olmadığı ve psikolojik yönünün de olduğu bilinmektedir.

Akustik Üstünlükler:
Ahşap malzeme, sesi absorbe ederek yansımayı ve yankılanmayı önlemektedir. Bu özelliği nedeniyle toplantı yerlerinde, eğitim öğretim yapılan derslik, salon ve laboratuarlarda, sesin kulağa uğultusuz net bir şekilde gelebilmesi için tavan, taban yada duvarların ahşap ile kaplanması uygun bulunmaktadır.

Teknolojik ve Ekonomik Üstünlükleri:
Ahşap kaplamaların teknolojik özellikleri içerisinde en başta sertlik gelmektedir. Her taban kaplaması, sandalye ve mobilyaların ayaklarının ve tekerleklerinin ezici etkileri altında bulunmaktadır.
Ahşap parke kaplamaların yüzeye gelen bu tip presleme basıncını çok iyi karşıladığı bilinmektedir. Örneğin %12 rutubette liflere dik yönde janka  sertlik değeri kayında 450 kp/cm2, meşede 450 kp/cm2, çamda 250 kp/cm2’dir.

Zemin kaplama malzemeleri için aşınmaya karşı koyma diğer önemli teknolojik özelliktir. Kaplamalar insanların yürümesi ile devamlı olarak sürtünme ve çarpa şeklindeki kuvvetlerle karşı karşıya bulunmaktadır. Konutlarda, iş yerlerinde, fabrikalarda, taşıt araçlarında insanların ayaklarının ve kullanılan araçların tekerlek ve tabanlarının sürtünmesi ile aşınma meydana gelmektedir. Ahşap kaplamalar bu aşındırıcı etkilere karşı koyabilmekte, yer yer meydana gelen aşınmalarla oluşan yüzey düzensizlikleri sistre ve bakım yapmak suretiyle giderilebilmektedir.

Elastikli yer kaplamaları için aranan diğer bir özelliktir. Elastik bir malzeme olan ahşap taban kaplaması olarak, taş, beton, fayans, seramik, mozaik gibi malzemelere nazaran insan için daha rahat bir döşeme oluşturmaktadır. Ahşap elastik olduğu için yürümede, koşmada, hoplayıp zıplamada rahatlık sağlamakta ve ayakları ve mafsalları korumaktadır. Bu nedenle spor salonları ahşapla döşenmektedir.

Ahşap, ekonomik bir malzemedir. Diğer kaplama malzemeleri ile karşılaştırılırsa hemen daha ucuz olduğunu söylemek mümkündür. Ağaç türlerinin çok olması, kaplama malzemesi olarak çok değişik şekillerde kullanılabilmesi daima daha ucuz bir  kaplama imkanını vermektedir. Bundan başka ahşap masif parkeler uzun bir ömre sahiptir. Aşınan, yıpranan masif ahşap kaplamalar sistre ve bakım yapılarak iyi duruma getirilebilmekte ve böylece çok uzun süre kullanılabilmektedir.

Ahşabın İstenmeyen Özellikleri:
Ahşabın yukarda sayılan iyi özelliklerinin yanında kötü özellikleri de vardır. Yeni kesilen bir ağaçtan alınan ahşapta yüksek derecede su bulunmaktadır. Ahşabı bu halde kullanabilen bir kullanım yeri yoktur. Kullanılmadan önce kurutulması gerekir. Organik bir madde olması nedeniyle yanmakta ve çürümektedir. Ayrıca higroskopik bir madde olması ve heterojen yapısı nedeniyle havanın neminden etkilenmekte ve çalışmaktadır. Fakat tekniğine uygun şekilde kurutmak suretiyle çürümesini önlemek, çalışmasını minimuma indirmek mümkündür. Bilindiği gibi kuru ağaç malzeme çürümez. Mantarlar %20’nin altına kadar kurutulmuş ahşap malzemede yaşayıp gelişemezler. Kullanım yerinin rutubet isteği dikkate alınarak  kullanım yerinin denge rutubetine kadar kurutulmuş malzeme pek az çalışır.

Ahşap ve Rutubet:
Taze kesilmiş odun içerisinde yüksek miktarda su bulunmaktadır. Odunun içerisindeki bu su, hücre çeperi içerisinde ve daha fazla olmak üzere hücre boşluklarında bulunabilir. Hücre boşluklarında bulunan suya “serbest su”, hücre çeperinde bulunan suya “hücre çeperine bağlı su” denmektedir. Odunda serbest suyun hiç bulunmadığı, buna karşılık bağlı suyun maksimum düzeyde bulunduğu noktaya “lif doygunluğu noktası” denmektedir. Lif doygunluğu rutubet derecesi, ancak odunun bulunduğu ortamın su buharı ile tam doygun bulunması halinde meydana gelmektedir. Lif doygunluğu rutubet derecesi, ağaç türlerine göre %20 ile %40 arasında değişmekte ve ortalama %30 kabul edilmektedir.

Lif doygunluğu rutubet derecesi ağaç malzeme teknolojisi ve kurutma bakımından önemlidir:
- Ağaç malzemenin su kaybı ile boyutlarında meydana gelen değişmeler, taze halden lif doygunluğuna ulaştıktan sonra başlamaktadır.
- Lif doygunluğuna ulaşıncaya kadar kuruma sabit ve hızlı bir seyir takip etmekte, buna karşılık lif doygunluğunun altında kuruma hızı düşmekte ve gittikçe azalmaktadır.
Lif doygunluğu rutubet derecesi ile tam kuru hal arasındaki higroskopik bölgede, higroskopik bir madde olan odun ile hiproskopik bir ortam olan hava arasında sürekli bir nem alışverişi olmaktadır. Genel olarak “sorpsiyon” adı verilen nem alışverişinde odunun havadan su alması olayına “adsorpsiyon”, su vermesi ve kurutulması olayına “desorpsiyon” denmektedir.
Sorpsiyon olayının başlangıcında çok düşük rutubet derecelerinde su molekülleri ile odun selüloz zincir molekülleri arasında moleküler çekme güçleri önemli derecede rol oynamaktadır. Bu olayda su, selüloz zincir moleküllerinin yanlarında bulunan hidroksil (OH) gruplarına kimyasal yola bağlanmaktadır. Serbest olan bütün hidroksil gruplarının tamamen su ile doygun hale gelmesi ile sona eren sorpsiyonun bu ilk haftasına “moleküler sorpsiyon” ya da “kemosorpsiyon” denmektedir.

 





“Moleküler sorpsiyon” sona erdikten sonra, odun çok geniş olan iç yüzeyi dolayısıyla (200 m2/ gr) atmosferden su buharı çekmeye devam eder ve birden fazla moleküller tabakalar halinde hücre çeperinin iç yüzeyi üzerine kondense ederek yerleştirir. Sorpsiyonun bu safhasına “adsorpsiyon” denmektedir.
Moleküler sorpsiyon %0-7, adsorpsiyon %7-15, rutubet dereceleri arasında meydana gelmektedir.

Odunun %15’in üstündeki rutubet derecelerinde ise çevredeki havanın su buharı hücre çeperi içerisindeki su, mikroskopik ince borulara mevcut kapiler kuvvetler yardımı ile kondense edilerek biriktirilmektedir. Bu haldeki rutubet alışına “kapiler kondensasyon” denmektedir. Kapiler kondensasyon, odun lif doygunluğu rutubet derecesine ulaştıktan sonra sona erer. Odunun daha fazla su alabilmesi için su ile temas etmesi gerekmektedir. Odun suya daldırılıp su içerisinde bekletilirse, tam yaş hale ulaşır. Tam yaş haldeki ağaç malzeme, su ve odun maddesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan sorpsiyon olayının bu üç safhasını tam anlamı ile birbirinden ayırmak mümkün değildir.

Denge Rutubeti:
Ahşap, rutubet bakımından kendisini bulunduğu ortama uydurabilen bir malzemedir. Tam kuru haldeki bir ahşap parçası, nemli bir ortama bırakılırsa yukarıda anlatıldığı gibi ortamın havasından nem alır. Bunun aksine yaş bir ahşap parçası kuru bir ortama bırakılırsa rutubet kaybeder. Her iki halde de ahşabın belli bir kuruluğa ulaştıktan sonra nem alması ya da vermesi sona erer ve ortam ile ahşap arasında rutubet bakımından denge hasıl olur. Ancak bu denge durumu ortamın sıcaklık ve bağıl nemi sabit tutabildiği taktirde söz konusudur. Ahşabın denge durumunda sahip olduğu rutubete, “denge rutubeti (nemi)” adı verilir.

Ahşap ile hava arasında rutubet alışverişinin sona erdiği denge durumuna, yalnız lif doygunluğu noktasının altındaki higroskopik bölgede ulaşılabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Denge rutubetinin ölçüsü havanın sıcaklık ve bağıl nemidir. Örneğin %65 bağıl nem ve 20 0C sıcaklığın sağlandığı bir ortamda yaş ya da kuru ahşap uzun süre bırakılırsa teorik olarak %12 ‘lik bir rutubete ulaşır ve bu şartlar değişmedikçe %12’lik rutubet derecesini muhafaza eder.

Herhangi bir ortamda denge rutubetinin tespit edilebilmesi için ortam havasının sıcaklık ve bağıl neminin ölçülmesi yeterlidir.

Ahşapta denge rutubeti ile ilgili bilinmesi gereken önemli bir gerçek de şudur; herhangi bir ortamda kuru bir odunda oluşan denge rutubeti, yaşken kuruyan odundan daha küçüktür. Aynı şartlar altında yaşken kuruyan odunun denge rutubeti ile kuru iken nem alan odunun denge rutubetinin aynı olmaması, kurutmanın önemini anlatmak bakımından çok önemli bir sonuçtur. Buna göre başlangıçta iyi kurutulmuş ahşap malzemenin ortamdan nem alışverişi daha az olacak ve dolayısıyla da daha az çalışacaktır.

“Hısterez” olarak isimlendirilen bu denge rutubeti farkları, ahşabın bulunduğu ortamın sıcaklığı arttıkça azalmaktadır. Fakat ahşabın kullanıldığı ortam sıcaklıkları çoğunlukla 10 0C ile 30 0C dereceler arasında bulunduğu için, hısterez olayı, iyi kurutulmuş ahşap malzemenin kullanmanın  önemini vurgulamak için önemli bir gerçektir.

Ahşap Zemin Kaplamalarında Bulunması Gereken Rutubet Miktarları:
Değişik kaynaklarda kapalı yerlerde kullanılan ağaç malzemede bulunması gereken rutubet miktarının %15-16’nın altında olması gerektiği belirtilmektedir. Kullanım yerinin ısıtılıp ısıtılmamasına ve ısıtmada kalorifer ya da soba kullanılmasına göre denge rutubeti miktarları şu şekilde verilmektedir:

 


- Isıtılmayan kapalı yerler %16-15
- Normal ısıtılan yerler %13-12                    
- Soba ile ısıtılan yerler %12-10
- Sürekli kolorifer ile ısıtılan yerler   %10-6
Öte yandan, İstanbul Üniversitesi  Orman Fakültesi’nde bir bina içerisinde değişik hava şartlarının hüküm sürdüğü yerlere konan parke taslağı boyutlarındaki meşe örnekleri ile yapılan denemelerde, uzun periyotlarda meydana gelen denge rutubeti değişimleri saptanmıştır. Kalorifer ile ısıtılan odada kalorifer radyatörünün hemen altına konan örneklerin rutubetinde mevsimlere göre en büyük farklılıklar meydana gelmiştir. Örneğin kış aylarında %5’in altına düşmüş, kaloriferin yanmadığı yaz aylarında ise %11’e kadar yükselmiştir. Buna karşılık hiç ısıtılmayan odaya konan örneklerin rutubeti ise en az değişme göstermiş ve %15 ile %16.3 arasında değişmiştir.


Almanya iklim şartlarında parkelerin rutubetinin % 8 ile % 10 olması gerektiği belirtilmektedir. Alman parke standardı DIN 280’de mamul parkelerin rutubetinin % 7’nin altına inmesi ve %12 ‘nin üstüne çıkmaması istenmektedir.

Yukarıda verilen bilgilerden de anlaşılacağı gibi Türkiye şartlarında parkelik malzemenin mamul parke haline getirilmeden önce, yaklaşık %8 rutubet derecesine kadar kurutulması ve mümkünse kurutma işleminden sonra iklimlendirilmiş bir odada birkaç hafta bekletilmesi gerekmektedir.

Parke Döşenecek Yerin Rutubeti:
Ahşabın en büyük düşmanı nemdir. Çürüme, böceklenme, boyutların değişmesi yani çalışma, neme bağlı olaylardır. Parke döşeneceği ortamda doğrudan su ile temas etmediği taktirde nem alabileceği yerler sınırlıdır. Bunlar zeminin betonu ve şapı, yapıştırıcılar ve yüksek hava nemidir.

Ahşap parkelerin döşeneceği zeminin kuru olması gerekir. Çimento bazlı her türlü şap, en az 30 gün dinlendirilerek kurutulmalıdır. Kurutma süresi şapın kalınlığına, ortamın şartlarına ve mevsime göre değişmektedir. Şap içerisindeki nem miktarı yüzeyden en az 2-3 cm. derinliğine inerek kontrol edilmelidir. Ölçümde GANN Hidromette RTU 600 kullanıldığı taktirde şapın azami nem değeri 30 olmalıdır. Döşeneceği ortamın ısıtma sistemi ve denge rutubeti dikkate alınarak kurutulmuş olan masif parke, döşeneceği ortamda bir süre bekletilmelidir. Bu süre parkenin kendisini döşeneceği ortama uydurabilmesi ve ortamın denge rutubetine ulaşabilmesi için yeterli olmalıdır. Mevsime, parkenin rutubet derecesine, boyutlarına ve ağaç türüne göre 1 ile 3 ay arasında değişmektedir. Daha sonra istenmeyen durumlarla karşılaşılmamak bu sürelere riayet edilmelidir. Kuru ahşap, doğrudan su ile temas ederse, ya da yüksek hava neminde uzun süre kalırsa şişer ve boyutları değişir. Şişme sonucu ortaya çıkan şekil bozukluklarının tamir edilme imkanı yoktur. Sökülüp yenilenmesi gerekmektedir.

Ahşapla birlikte problemsiz bir hayat sürdürmek istiyor isek, yapacağımız tek şey onu nemden korumaktır.

Kaynaklar
[1] Frühwald, wegener, g., 1994: ınformedionsdienst holz. holz-ein rohstoff der zukunft.  Deutsche gesellschaft für holzforschung e. v. münchen.
[2] Kantay, r. , 1990: parke üretim tekniği ders notları. Yayınlanmamıştır.
[3] Kollmann, f. , 1961: vorzüge des parketts, parkett, holzwirtschaftliches jahrbuchnr. 14. s. 43-60. holz-zentralblatt verlags-gmbh.
[4] berkel, a., 1970: ağaç malzeme teknolojisi, cilt 1. İ. Ü. Orman Fakültesi yayını, no. 147.
[5] Gann hydromette rtu 600. gann mess-und regeltechnik gmbh stuttgart.
[6] weıchert, l., 1963: undersuchungen über das sorption und quellungsverhalten von fichte, buche und buchen-pressvollhoz bei temperaturen ziwichen 20 c und 100 c holz als roh-und werkstoff. bd. 21, s. 290-300.
[7] Berkel, a., 1978: kerestenin doğal ve hızlandırılmış doğal kurutulması tekniği. İ.Ü. Orman Fakültesi Yayını, no. 266.
[8] Kurtoğlu, a., 1984: hava kurusu odunda rutubet değişmeleri ve Türkiye’de odunun muhtemel denge rutubeti miktarlarının dağılımı. İ.Ü.Orman  0Fakültesi Yayını, no. 364.
[9] Kantay, r., 1976: bir binanın klimatik bakımdan değişik yerlerinde ağaç malzemede meydana gelen denge rutubeti değişimine ait denemeler. İ.Ü. Orman Fakültesi Dergisi, seri a, cilt 26. sayı 2.
[11] Fessel, F., 1961: Trocknen, Dampfen und Rauchen von Parkethölzern. Parkett, Holzwirtschaftliches Jahrbuch Nr. 14, S. 75-99. Holz-Zentralblatt Verglas-GmbH, Stuttgart.
[12] DIN 280 Blatt 1(1970). Normen für Parkett und Holzpflaster. DIN Taschenbuch 61, 1975.
[13] Kantay, R., 1993: Kereste Kurutma ve Buharlama. Ormancılık Eğitim ve Kültür Vakfı Yayını, No. 6. İ.Ü. Orman Fakültesi, İstanbul.
[14] Sem Parke, Parke döşeme kuralları kataloğu.