|
“SUCUK EVİ” NASIL BİR ŞEYDİR?..
Yüksek Mimar Çelik Erengezgin
Plan ve kesitlere girmeden, bence kendisini anlatmaya yeterli
perspektiflerle bir fikir verebileceğini umduğum "Sucuk Evi" tasarımı,
esas amacı ile görsel ilişkisini çoktan yitirmiş olsa da yeni yiyecek
zincirlerine ipuçları vermesi temennisi ile görüşlerinize sunulur.
"Mc Donald’s" nasıl bir şeydir desem, yedisinden yetmişine tatminkar yanıt
alabilecek iken, "sucuk evi"nin yadırganmasını doğal karşılıyorum.
Bize özgü bir yiyecek ve damak tadını yaşatıp sürdüren dükkanlar zinciri
oluşturmak amacı ile konsept projesi yapmam istendiğinde sevinmedim desem
yalan olur. Çünkü, dış kaynaklı yiyecek firmalarının derli toplu ve
karakteristik çözümlerinin bizim en yaygın lahmacun dükkanlarımızda bile
elde edilemediğini üzüntü ile izlemekteydim. Acaba bu kez farklı bir tutum
sergilenebilir miydi? Bizden biri olmalıydı. Anadolu kokmalıydı. Uzaktan,
yazısı okunmasa bile algılanmalıydı. Yapımı özel teknoloji
gerektirmemeliydi. Değişik dükkan boyutlarına kolayca adapte
olabilmeliydi. Elverdiğince ekonomik ve süratli bir işçilikle
becerilmeliydi. Bugüne kadar yapılanlardan farkını ilk bakışta
hissettirmeliydi.
Karadenizli’nin mezar taşına yazdırdığı gibi: "Onu yeme dedun, yemeduk,
bunu içme dedun, içmeduk. E ne oldi?." Amerikan "fast food" bozuntusu
sucuk evleri aldı başını gidiyor. Gelin biz hiçbir şey olmamış gibi
masalımıza devam edelim.
Yıllar önce başka işleri vesilesi ile tanıştığımız işverenle aramızda
oluşan saygı ve güven, mimari arayışlarımda beni özgür bırakmıştı. Yani
konsept tasarımının hatası da sevabı da bana ait. Ticari beklentilerini ve
hedef kitlelerini bana doğru biçimde aktarmaya çalıştılar. Sucuk-ekmeğin
yanında Afyon’un ünlü bal-kaymağı, ekmek kadayıfı, lokumu da satışa
sunuluyor. Müşterinin eski alışkanlığı döner de var. Özel Afyon eti ile
hazırlanıyor. Tüm dağıtım Afyon’dan düzenli olarak ve günlük yapılıyor.
Porsiyonların ufaltılmaması ana firmanın olmazsa olmaz şartı. Eski
alışkanlıkla domatesi ince dilimlemekte ısrar eden tezgahtarın işten
çıkarıldığına şahidim!..
Başlangıç olarak, plansız biçimde giriştikleri; İstanbul, Bağdat
Çaddesi’ndeki ilk dükkanda gördükleri olağan dışı rağbet, bu işe ciddi
olarak eğilmeleri gerektiğini düşündürmüştü. Beş altı ay içinde İstanbul
ve Ankara’da altıya ulaşan dükkan sayısı hesaplarının yanlış olmadığını
gösteriyor. Peki bu arada "konsept" işi nasıl gidiyor dersiniz?..
Ankara’daki ilk uygulama sırasında, sonradan askeri lojman olduğu
anlaşılan apartman sakinlerinin "direnç" hattını aşmak hayli zor oldu. O
yüzden saçaklar kuşa döndü, pergola yapılamadı fakat uzaktan bakınca
konsepti yakalayan bazı görüntülere ulaşıldı. Tabii bu arada, nerede ise
50 sayfayı geçen detayların ve ilk işin güçlüğünü aşan çeşitli
imalatçıların verdiği cesaretle, "bundan sonraki işi kendi kendimize de
yaparız" diyen işletmecinin yeni bir girişimi mimardan habersiz
gerçekleşti. Düşülmesi beklenen klasik hatalardan sonra, isim sahibi
firmanın, yani benim esas işverenimin müdahalesi sonucu, bundan
sonrakilerin, proje müellifinin müşavirlik hizmetinde yürütülmesi
işletmecilere şart koşuldu. O yüzden, bu arada yenilen golleri saymıyorum.
Emprenye edilmiş ve cila boya gerektirmeyen ahşaplar, daha önce Kuzine
Lokantası’nda olduğu gibi, Adana’dan ebatlanmış olarak geldi. Döşeme
kaplamalarında, sandalye ve masa tasarımında, bilinen malzemeler arasında
seçici davranılarak ekonomi sağlanmaya çalışıldı. İleride bunların da özel
yapımlara dönüşmesi sağlanacaktır sanırım. Saçaktaki aydınlatma elemanı,
tabela ve yazı kaligrafisi, simgesel elemanlar olarak kabul edildi.
Görünüşlerdeki, ışık globuna giydirilmiş kepin de bizim klasik beş köşeli
köylü şapkasına dönüştürülmesi kararlaştırıldı. Zaman içinde tecrübe
kazanacak profesyonel işletmecilerin değerli katkıları ile, hem iç düzen
hem de mimari konseptin geliştirilmesi ve yeni başlayan bu zincirin
olgunlaşarak uluslararası bir "sucuk evi" imajına dönüşmesi sağlanacaktır
ümidindeyim. Plan ve kesitlere girmeden, bence kendisini anlatmaya yeterli
perspektiflerle bir fikir verebileceğini umduğum "Sucuk Evi" tasarımı,
esas amacı ile görsel ilişkisini çoktan yitirmiş olsa da yeni yiyecek
zincirlerine ipuçları vermesi temennisi ile görüşlerinize sunulur...
Y. Mim. Çelik ERENGEZGİN
Ürünlü Köyü BURSA
Tel: 0.224-496 10 12
Faks: 0.224-496 10 67
|